“Bir bakıma Parti’nin dünya görüşü, en iyi idraksiz insanların üzerine oturuyordu. Gerçeğin en fahiş çarpıtmalarını kabullenebiliyorlardı, çünkü onlardan istenen şeyin büyüklüğünün asla farkına varamıyorlardı ve kamuoyu önündeki olaylarla neler olduğunu anlayacak kadar ilgilenmiyorlardı. Anlamayarak, akıl sağlıklarını koruyorlardı. Her şeyi yutuyorlar ve yuttuklarından bir zarar görmüyorlardı, çünkü mısır tanesinin kuşun içinden sindirilmeden çıkması gibi, geride hiçbir kalıntı kalmıyordu.”