Hançerli Hanım (tam adıyla Hançerli Hanım Hikâye-i Garibesi), IV. Murat (1623-1640) yönetimi sırasındaki kurmaca olayları anlatan bir meddah hikayesi. Yüzyıllar öncesine ait...
Sözlü gelenek zamanında kahvelerde, sokaklarda, meydanlarda anlatılır ve halkın, esnafın çok ilgi çekermiş.
Bu ilgi sonucu 1851 yılında Âlî Efendi tarafından Ceride-i Havadis gazetesi için yazıya geçirilmiş (hem de resimli).
Edebiyatçı Güzin Dino (Abidin Dino'nun eşi), "satış garantili" bu eseri basarak gazetenin para sıkıntısını gidermeyi, gelir getirmeyi amaçlamış olabileceğini öne sürer.
Buraya kadar her şey alışıldık.
Alışılmadık olansa, rağbet gören bu hikayenin içinde anlatılan başka bir yan hikayenin, erkek erkeğe eşcinsel bir ilişkiyi konu alıyor olması!
(Hükümdar Cemşid Şah, kölesi Nâyâb ve Seyf-i Dil... Hikaye, eşcinsel ya da belki biseksüel diyebileceğimiz bu üç erkek karakter etrafında ilerliyor.)
Üstelik bu ilişki sevgi ve aşk çerçevesinde ele alınıyor.
Hatta esnaf, yani toplum bile ilişkiye onay veriyor.
Elbette böyle bir hikayenin anlatılıyor ve ilgi görüyor olması, bunun toplumun her kesimi tarafından onaylandığı anlamına gelmez.
Ama bu konuların Osmanlı'da sandığımız gibi tabu olmadığı, böyle hikayelerin sokaklarda bile anlatılabildiği, halkın da dinleyip/okuyup geçtiği anlamına gelir.
(Bu arada Hançerli Hanım, Namık Kemal'in 1876 tarihli İntibah'ı başta olmak üzere sonra gelen romanlara da ilham olmuştur. Türk edebiyatının ilk edebi romanı kabul edilen İntibah'ta, Hançerli Hanım'daki Süleyman artık Ali Bey olmuştur. Hançerli Hanım'sa Mahpeyker'dir. Hançerli Hanım'da yan öykü olarak işlenen eşcinsel öykü ise İntibah'ta yoktur.)
(Konu hakkında detaylı bilgi arayanlar K24'teki ilgili yazıyı okuyabilir: Osmanlı İmparatorluğu özelinde bakıldığında, hukuki olarak