...
Asla, parlak ateş, mahrum bırakılmam
Sevgili, hayat veren yakın sempatinden.
Umutlarım hiç olmadığı kadar parlak biçimde yükselse ne çıkar?
Talihim gecenin karanlığına gömülse ne çıkar?
Ocağımızdan ve salonumuzdan niçin çıkarıldın?
Herkesin sevdiği ve buyur ettiği biri olmana rağmen
Varlığın çok mu gerçekten uzaktı
Bu kadar donuk olan yaşam ışığımız için?
Parlak ışığının esrarlı sohbeti
Cana yakın ruhlarımızla çok cürretkar sırlar mı paylaştı?
Peki; güçlü ve güvendeyiz, çünkü şimdi
İnce gölgelerin oynaşmadığı bir ocağın yanında oturuyoruz,
Hiçbir şeyin neşelendirmediği veya üzüntü vermediği,
sadece ateş
Ellerimizi ve ayaklarımızı ısıtıyor; istenecek başka bir şey yok
Faydacı kısa sıçrayışlarıyla,
Şimdi, oturup uyuyabilir,
Karanlık geçmişin uzaklaştığı hayaletler de korkmuyor
Eski ormanın düzensiz ışığı konuştu bizimle.
Ellen Hooper/The Wood-Fire, Ekim 1840