Mutsuzuz, evet. Mutsuzluklar içinde mutluluklar arıyor, hatta buna zorunda kalıyoruz. Çünkü hayat budur ve devam eder. Başımıza her ne gelirse gelsin sabah uyanıyor, pencereyi açıyor, aynada kendimizle yüzleşiyoruz.
Ah, niçin ondan hep elinden gelmeyen şeyler isteniyor, hiç onun arzusu sorulmadan, ne kadar acı çektiği merak edilmeden niçin ona böyle eziyet ediliyordu?
Güzel ve yüce bir kadının yanında insan her türlü kötülüklerinden uzak olarak niçin beyaz ve masum yaşamamalı? Nedir bu insanlıktaki, varlığımızın derinliklerindeki cerahat , bu çamur, bu fırtına ?