Beş dakika arada içtiğim sigara, öğle matinesine gelen ev kadınlarılarıyla okulu asan tembel öğrencilere hatırlatsın diye yıllar sonra bulup müzeme koyduğum buzlu “Alaska Frigo”, yer göstericinin el feneri, bütün bunlar ergenlik yıllarında ki yalnızlık ihtiyacımı ve öpüşme isteğini sinemada hatırladığıma işaret olsun.
Hiç farkına varmadan babası olmuştu. Kalbini karısına açmayan, evinin dışındaki hayatı evinin içindekinden daha önemli bulan, evdeki yürek sızılarını anlamayan, anlasa da umursamayan, çehresi daima asık, sesi daima gür ve azarlamaya hazır babası.