‘Ey hayat, geçen gün, gözlerinin içine baktım. Kavranmaz bir dünyaya daldığımı hissettim. Fakat sen beni oradan altın bir olta ile çektin ve seni kavranmaz diye nitelediğim zaman, alaylı güldün.’
Yalnızlıkta pek fazla kaldım; bu yüzden susmayı unuttum. Ben artık tamamen ağız kesildim. Yüksek kayalardan akan ırmağın çağıltısı oldum, sözlerimi vadilere doğru salmak istiyorum. Sevgi ırmağım varsın sapa yollarda yuvarlansın. Bir nehir, sonunda denize yol bulamaz olur mu?