… sonra bilgelik şöyle dedi: ‘ilerle ve hiç durma. Hızla ilerlemek, kusursuzluğa doğru gitmektir. Yürü ve yollardaki dikenlerden korkma, çünkü o dikenler kirli kanı akıtır sadece’
Kimim ben, ey bilgelik, nasıl geldim bu korkunç yere? Nedir bu büyük arzular, bu sayısız kitap, nedir bu tuhaf resimler? Güvercin uçuşu gibi geçip giden bu düşünceler nedir?
‘Ey tanrıların kızı, ‘ dedim, ‘Dünya böyle mi gerçekten? İnsan böyle mi gerçekten?’
Dokunaklı bir dinginlikle cevap verdi: ‘Az önce gördüğün, ruhun yoludur, dikenlerle, ateşböcekleriyle dolu. Ama orası gecedir, sabah olmasına ramak kala, insanın gölgesinden başka şey değildir orası.’