- Ben sizden fazla acı çekiyorum, dedim. Kadınlara, kendi heyecanlarından daha büyüğünü bizim duyduğumuzu söylediğimiz zaman nasıl yüksekten bir tavır takınırlarsa öyle:
- Nasıl?.. dedi.
- Ama bütün suçları işleyen benim, diye cevap verdim. Kontesin bana soğuk ve kayıtsız bir tavır aldığı bir an oldu; çok kırılmıştım buna, gitmeye karar verdim.
Masallar kavramsal konuşmaktan hoşlanmaz, onları insanın gözünde canlandırır, işte gemi de öyledir ve maceracı Sinbad’ın egosudur diyebiliriz. Egonun denizin üzerinde inip çıkan bir gemi olması ne güzel bir tariftir. Öykülerinde gemi batar ve Sinbad kendi derinliklerini keşfeder. Her seferinde tek başına kurtulur, çünkü gemi kendi bilinç dünyasıdır, başkasının değil.
Sen Vronski’yi aristokrat zannediyorsun, ben hayır. Babası, kurnazlığından hiçbir şeyden çakmayan; annesi , Tanrı bilir, kiminle düşüp kalktığı belli olmayan insan...Hayır, beni bağışla, ama ben kendimi ve benim gibi insanların aristokrat olduğunu düşünüyorum, üç dört namuslu aile kuşağı, eğitimli, hiçbir zaman kurnazlık yapmayan, hiç kimseye muhtaç olmayan, benim babam, dedem gibiler.