Cennete Götüren Namaz
8/10
·144 syf.··
2025 7. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 17:38
Cennete Götüren NAMAZ Namaz kılmaya başlayabilmenin ön hazıklıklarıyla başlıyoruz kitabı okumaya her işte olduğu gibi NAMAZ DA hazırlık gerektiriyor Aslında tek hazırlığı ABDEST ALMAK Tabi abdest almak ne kadar zor onu da işte kitapta okuyarak görebiliriz Çünkü namazı adestsiz kılamayız. Abdest almak için de manevi temizlenmeye ve arınmaya ihtiyacımız var Bu kadar büyütülecek ne var aslında değil mi alt tarafı 2 dakikamızı alacak iş Ama bunu ev de almak ve namaza başlamak ilk önce ev halkının bir tepkisini göğüslemek demek Sonra ilk gideceğin yerde ki tepkiyi göğüslemek demek Sonra diğeri ve sonra diğeri İlk başlarken ya da başlamak için düşüncelere dalarken hep aklımıza kötü zor ve ruh sıkan şeytanın vesvese yaptığı düşünceler gelir Çünkü şeytanın görevi budur Hz.Adem’den beri tanıyor insanoğlunu ve nereden ve nasıl vuracağını çok iyi biliyor Peki biz ŞEYTANI (ilk ve en büyük düşmanımızı)NEFSİMİZİ ne kadar tanıyoruz Allah’ın yardımını ne kadar hesaba katıyoruz Her şeyi kendimiz yaparız zannediyoruz veya yapamayız zannediyoruz Ama Allah dilerse biz de istersek her şeyi yapabiliriz Niyetlerimizi ve abdestimizi alalım ve kıralım şeytanın bacağını Yönelelim Rabbimize ve görelim yardımının Nasıl gayretimizi desteksiz bırakmayışını Ondan başka kimsemiz yok bunu bilelim ve çıkalım huzuruna ve bize bunu nasip ettiği için çokça şükredelim Allahım bizi sensiz bırakma Kitapta ilk başlardan bilgilendirici ve yapılması gerekenler ayet ve hadislerle desteklenerek anlatılmış Sonrasında daha gayret verici Bilgiler hikayeler ve kesitlere yer verilmiş Bi yerden sonra altını çizdiğim yerler çoğaldı Açıp tekrar bakmalık bir kitap Ameller niyetlere göredir Rabbim niyetlerimizi temiz amellerimizi kabul eylesin
Cennete Götüren NamazAhmet Bulut · Timaş Yayınları · 2013526 okunma
7/10
·132 syf.··
2026 11. kitabı
Baca Temizleyici Annem öldüğünde ben çok küçüktüm, Ve babam beni sattığında daha dilim Dönmüyordu bile bacacı sözüne. Şimdi işte Bacanızı temizler ve uyurum iş içinde. Küçük Tom Dacre var ya, ağlamıştı kuzu sırtı gibi Kıvır kıvır saçları kesilirken, ben de dedim ki, Şşşt Tom boşver, çünkü kafan çıplak kaldığında Bilirsin kurum zarar veremez beyaz saçına. Ve böylece sakinleşti, ve tam o gece, Tom uyurken öyle bir hayal görmüş ki, Dick, Joe, Ned ve Jack, binlerce temizleyici, Kapkara tabutlara konmuş hepsi, Bir Melek gelmiş elinde parlak bir anahtarla, Ve tabutları açıp hepsini serbest bırakmış. Sonra Yeşil bir düzlükten aşağı güle oynaya koşmuşlar, Bir ırmakta yıkanmış ve Güneşte parlamışlar. Sonra çıplak ve beyaz, bırakıp bütün çantaları arkada, Bulutların üstüne yükselmiş, eğlenmişler rüzgârda. Ve Melek Tom’a iyi bir çocuk olursa, Tanrı’nın ona Baba olacağını söylemiş, ve üzülmeyeceğini bir daha. Ve sonra Tom uyandı, biz de karanlıkta kalkıp İşe gittik çantalarımızı fırçalarımızı alıp. Sabah soğuktu ama Tom mutlu ve sıcaktı, gerek yok demek ki Sıkıntıdan korkmasına kimsenin, yaparsa görevini. & Baca Temizleyici
Masumiyet ve Tecrübe ŞarkılarıWilliam Blake · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,804 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·136 syf.··
2026 10. kitabı
Yer yer gözyaşlarıyla okuduğum ve Allah kimseyi evlat acısıyla sınamasın diye dua ederken Tolgonayın acısını ne kadar derinlerde hissettiğimi anladığım bir kitaptı. Aynı zamanda toprağın ne kadar kutsal ne kadar mühim şey olduğunu söyleyen bir kitap. Cengiz Aytmotov'un kaleminden çıkan her şeyin ruhuma bu denli işlemesi ve başka yazarların 500 sayfaya sığdırabileceklerini 136 sayfada bir çırpıda anlatıp insanı o ani duygu yüklemesiyle baş başa bırakması muazzamdı.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2020 87. kitabı
Çok beğendiğim bir tasavvufi roman oldu Rüya metaforları özellikle beni çok çekti Bir romandan hem temel tasavvufu okumak hem de büyülü sofistike bir sergüzeşte tanıklık etmek etmek aynı anda , çok hoş bir deneyim oldu Bu romanı lisans dönemimde almıştım ve okumuştum da lâkin hayatımın şu zorlu sürecinde okumak bana daha iyi geldi gibi Böyle romanları seviyorum ben... Hem edebi açıdan rahatlatıyor ( zira ben normalde akademik tarihi çok fazla okumak ve irdelemek durumunda kalıyorum ) hem de tasavvufu ve dini konuları çok sevdiğim için kafa açıcı oluyor İlgilenenlere kesinlikle tavsiye...
DervişSerdar Üstündağ · Eşik Yayınları · 2016311 okunma
Puan vermedi·62 syf.··
2026 136. kitabı
Bırakmışlardı bebeği yemliğe Orada sevecen malların koynun Her nevi soğuk ve tehlikeden azade "Değildi aynısı reva benim yavruma, (Yavruma! Yavruma!)" "İyi midir ki şimdi oğlum, biraz olsun iyi mi?" Bekledi durdu anneciği, dilinde dua her daim. "Zira ben ne onun nasıl düşüp incindiğini Ne de son istirahatgâhını bilirim." Kitabın ilk başında yazarla ilgili epey bilgi verilmiş ve aslında onun hayata karşı bakış açıcısını görüyorsunuz. Dolayısıyla bu bakış açısı şiirlerine de yansımış. Beni ise en çok etkileyen oğlunu cephede kaybettikten sonra yazdığı ‘Doğum’ şiiri oldu. Yaşadığı olumlu ya da olumsuz deneyimler üzerine belki de satır aralarına bıraktığı her şey onun iç dünyasını yansıtıyordu. Bu bir çok zaman tepkilere neden olsa da ve gerçek anlamda yüksek sesle konuşulmasa da, kendisi ile ilgili yazılanlardan bunu anlıyoruz. “Beyaz Adamın Yükü”, sömürgecilik tarihini, sömürge düşünceyi ve Batı merkezli üstünlük anlayışını incelemek isteyenler için önemli bir tarihi belge olarak da değerlendirilebilir. Eser, yalnızca edebi yönüyle değil, yazıldığı dönemin siyasal ve kültürel zihniyetini yansıtması bakımından da dikkat çekiyor kesinlikle. Öznel yoruma oldukça açık tarafı ile de yoğun bir eleştiri yapabilirsiniz kendinizce.
Beyaz Adam'ın YüküRudyard Kipling · Fihrist Yayınevi · 20262 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 17. kitabı
𝑩𝑬𝑵 𝑮𝑬𝑳𝑫İ𝑴𝑴𝑴 Güzel bir hafta sonu diliyorum kıymetli okur dostlarım... Bugün size Hayykitap ‘ndan çıkan @mecitomurozturk ' ün değerli kaleminden #duayıyenidenkeşfetmek  kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Modern çağın insan ruhunda yarattığı o derin tahribat ve yalnızlık hissiyle başlıyor kitap. Yazar, günümüz insanının hız, tüketim ve yoğun uyarıcılar arasında kendi iç sesini nasıl kaybettiğini adeta yüzümüze çarpıyor. İşte bu kriz dalgası içinde, insanın Yaratıcı ile kurduğu en temel köprü olan “dua” eylemi de nasibini almış ve mekanikleşmiştir. Kitabın değindiği temel mesele tam olarak bu: İnsanlar duayı sadece zor zamanlarda hatırlanan bir istek listesi ya da otomatiğe bağlanmış, anlamı üzerine düşünülmeyen dinsel bir rutin olarak görüyor. Yazar, okuyucuya duanın bu sığ algıdan kurtarılması ve acilen yeniden keşfedilmesi gerektiği çağrısını yapıyor. Sayfalar ilerledikçe dua, sadece dille söylenen sözler olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik, felsefi ve ruhsal eyleme dönüşüyor. Yazarın inşa ettiği bu felsefe, nihayetinde insan yaşamındaki en olgun meyvesini veriyor. O da duanın gerçek anlamda keşfedilmesinin, insanı ulaştıracağı son durağın tam bir teslimiyet ve sükûnet hâli olduğu gerçeğidir. Duanın kabul edilip edilmemesi kaygısından bütünüyle sıyrıldığınızda, Yaratıcı ile kurduğunuz o anlık bağın kendisi en büyük ödüle dönüşüyor. Kitap, duayı yeniden keşfeden insanın hayata, acılara ve beklentilere bakışının radikal bir biçimde değiştiğini vurguluyor. Dünyada ama dünyadan özgürleşmiş bir bilge bilinciyle bizi baş başa bırakıyor. ꫂ❁ “İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır.” ​(s. 9) ꫂ❁ ​“İnsan bazen istediğinin değil, istediğini isteme hâlinin şifasına muhtaçtır.” ​(s. 38) ꫂ❁ ​"Dua, kalbin Allah ile dertleşme
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma