"Beden bu,her şeyi yaşar ve anlatır. Morluklar iyileşir, yaralar kabuk bağlar, kabuklar düşer. Bedenin iyileştirdiği her şey ruha yük olur. Onları konuşmazsan,düşünmezsen, onlarla hesaplaşmazsan ruhun dolup taşar. Ruhun dolup taştığında ise artık onu hissetmemeye başlarsın. Ruhsuz olduğunu duygusuz olduğunu sanırsın. Oysa öyle değildir, için okadar doludur ki boş olduğunu sanırsın.
Zaten hayat bu değil midir? Yaşamak, hiç dolmayacak bir eksiklik hissini tamamlamaya çalışmak ve tamamlayamamaktır. Büyümek ise o eksiklik hissini hiç bir zaman dolduramayacağını kabullenmektir. Ben çok erken büyüdüm, büyümek zorunda kaldım.