İmparator Konstantinos savaşırken öldü. Dük Lukas Notaras idam edildi. Tırnova çarlarından iz kalmadı. Yunanistan’daki Avrupa kökenli Haçlı feodalleri ve Bizanslı soyluların hepsi bir şekilde eritildi.
''Öyle sanıyorum ki siz, yardım etme maskesi altında kendi mutluluğunuzu aramakla meşgulsünüz. Fakat inanın bana, mutluluğu insanlara hükmetmekte bulamazsınız! Bizler, sizlerden çok daha kalabalık olan, hürriyeti seven insanlar, birkaç gözü dönmüş kral, dük ya da rahip için hayatımızı ve saadetimizi feda etmek istemiyoruz. Onun için size tavsiyem: Başkalarıyla uğraşmayın! Hayatı olduğu gibi sevip tadınız. Güneşi, yıldızları, yazı, kışı, tabiatı sevin. Fakat şu göğün altında yaşayan herkesin bu güzelliklerden bir pay alması gerektiğini bilin ve herkese hakkını bırakın!''
Sadakat nedir, sevdiğimiz kadından ne bekliyor-duk? Ben yaşlıyım ve bunu da çok düşündüm. Sadakat korkunç bir bencillik ve aynı zamanda insan hayatındaki çoğu menfaat gibi kibirli bir şey değil mi? Sadakat beklerken, ötekinin mutluluğunu istiyor muyuz? Ve o, sadakatin incelikli hapishanesinde mutlu olamıyorsa, yine de ondan sadakat beklerken onu gerçekten sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Ve eğer onu mutlu olacağı şekilde sevmiyorsak ondan herhangi bir şey, sadakat ya da başka bir kurban talep etmeye hakkımız var mı?