içtiğin sigara
kim bilir seni çevreleyen atmosfer ne kadar şanslı olduğunun farkında mı? alıp verdigin nefes, hava, oksijen, duman içtiğin sigara dumanı
Şiir
bir şeye benzeyemedim
Birini sevmek yetmediği gibi artık birini anlamanın da yetmediğini sen öğrettin bana Nisera. İnsan bazen bütün cümlelerini birinin kalbine çevirmek istiyor. Onun sustuğu yerde susuyor, kırıldığı yerde kırılıyor, korkularını ezberliyor, yaralarını kendi yarası gibi taşıyor. Ben de öyle yaptım. Sen anlaşılmak istedin, ben seni anlamaya çalışırken kendimi unuttum. Sen sevilmek istedin, ben sevgimin sınırlarını kaldırdım. Ve hayır, dönüp de "Bunlar sende yoktu" diyemezsin. Çünkü gecenin bir vakti bana "Beni en çok sen anlıyorsun" diyen de sendin, "Beni güzel seviyorsun" diyen de. Meğer senin istediğin şey anlaşılmak ya da sevilmek değilmiş. Meğer sen kendini sevecek kişinin belirli bir sureti olmasını istiyormuşsun. Biraz daha güzel bir yüz, biraz daha kusursuz bir beden, biraz daha gösterişli bir hayat.Bunu geç gördüm. Çünkü sevdiği kişinin gözlerinde güzel görünemeyince aynaya da küsüyor. Kendine bakıp eksik aramaya başlıyor. Oysa ben seni severken kendimi hiç eksik hissetmemiştim. Eksik olduğumu, bana bakan gözlerin değişince öğrendim. Bir insanın kendine yabancılaşması ne garip şey. Eskiden aynada gördüğüm kişiyi severdim. Sonra senin beğenmediğini düşündüğüm her yerim gözüme batmaya başladı. Omuzlarım dar geldi, gülüşüm sönük geldi, yüzüm yorgun geldi. İnsan sevdiği kişinin bakışında kaybolabiliyormuş, Nisera. Bir gün kendini onun gözlerinde ararken buluyor, ertesi gün kendi gözlerine bile bakamaz hale geliyor. Sahi, ne istediğini bulabildin mi? O büyük arayışın bitti mi? Her sabah uyandığında artık eksik hissetmiyor musun kendini? Yoksa hâlâ bir şeylerin adını koyamadan, neyi aradığını bilmeden mi yaşıyorsun? Çünkü bazı insanlar gittikleri her yerde yeni bir ev arıyorlar ama yanlarında taşıdıkları yangını hiç söndürmüyorlar. Sonra hangi kapıyı çalsalar, hangi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Abartılmaya değer dizeler
Şu dağlarda kar olsaydım Bir asi rüzgar olsaydım Arar bulur muydun beni Sahipsiz mezar olsaydım Şu yangında har olsaydım Ağlatıp bizar olsaydım Belki yaslanırdın bana Mahpusta duvar olsaydım Şu bozkırda han olsaydım Yıkık perişan olsaydım Yine severmiydin beni Simsiyah duman olsaydım Şu yarada kan olsaydım Dökülüp ziyan olsaydım Bu dünyada yerim yokmuş Keşke bir yalan olsaydım Yusuf Hayaloğlu
Alıntı
Dağlar duman olur Çayır Çimen olur Ben yari görmezsem Halim yaman olur…
Duygu ve Düşünce
Bu dizelerin tersine dönme ümidiyle iyi geceler..
Ellerin uzanmasın Uzak dursun dedim Sakın dokunmasın Hayal ettiklerim bana yakışmasın İnancım yok benim Duman - Yanıbaşımdan
Müzik
"Hayattan akanlar ve savrulan duman her deliğe girmeye, sızmaya muktedirdir. Yaşıyor olmak böyle çepçevre şimdide ve hele geçmişten üzerimize düşenlerle hevenk hevenk bir müddet kendi çağına asılı kalmaktır. Bir mevsimlik çiçek gibi giderek yapışkan, sonunda kurur gibi solmaktır." Şule Gürbüz youtu.be/3riKwmCfjH8?si=...
Alıntı