merve

Görevleri gereği başkalarının acıları ile ilgilenmek zorunda olan doktor, polis, yargıç gibi kimseler zamanla bunu öyle alışıp kanıksar ki, en iç parçalayıcı olaylarda, karşısındakine resmi bir ilgiden başka his duymaz olurlar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·320 syf.·
2025 13. kitabı
Kitabın güzelliği nasıl bir beklentiyle okuduğunuza bağlı. Ben bu da dahil hiç bir kitaptan 'bir kitap okudum hayatım değişti' performansı beklemediğim için gayet beğendim. Her şeyden önce gerçekçi bir kitap, asla çözüm vaadetmiyor. Bölümlerce sorun teşhisi yapıyor. Silikon Vadisi şirketlerinin uyguladığı gözetim kapitalizminden tutun da insanları bağımlılığa sürükleyen esas sorumluların 'Siz de iradenize sahip olun canım!' minvalindeki zalim iyimserliklerine, insanların kendilerine yaptıkları işe tamamen kaptırıp ödülü ve cezayı önemsemedikleri 'akış hali'nin çevresel dikkat dağıtıcılar nedeniyle yok oluşundan zihinde hali hazırda var olan iki şeyin birleşerek yeni bir şey ortaya koyması için gereken demlenme ihtiyacının karşılanmasına fırsat verilmemesine, insanoğlunun multitasking yeteneğinin biraz abartılmış olduğundan sosyal medya şirketlerinin siyasi aktörlerle işbirliği yaparak toplumu manipüle etmesine kadar bir çok sorun... Dediğim gibi yazar bu sorunlara çözüm vaadetmiyor - kolektif direniş dışında. Bunun da pek etkili olacağını zannetmiyorum zira istikrarlı kolektif direnç gösterecek kadar iradeli ve hevesli toplum kalmadı. Çözüm kısmına odaklanmazsak, kitabın özellikle 'Sizi Takip Edip Yönlendiren Teknolojilerin Artışı' bölümünün söyleyecek çok sözü var.
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
2/10
·192 syf.·
2025 12. kitabı
Kötü bir kitap. İşkence ve istismarla ilgili pasajlar beni çok tetikledi. Ancak kitabı kötü bulmamın asıl nedeni şu: kitabın ana karakteri Türkiye-Irak sınırında kaçakçılık yapan bir adam, kitabın bir bölümünde bu adam Türk askerleri tarafından yakalanıyor ve işkence görüyor, bu kısımlarda yazar anlatım tarzıyla ve seçtiği kelimelerle durumu onaylamadığını hissettiriyor ki olması gereken bu. Ancak bir kaç sayfa sonra kaçakçının çocukluğunda ablasını istismar ettiğini anlatırken kullandığı dil ve üslup bunun tam tersi, sanki yaşanan olay gayet tabiiymiş gibi. Hatta bir bölümde ablası erkeklerin küçükken eşekleri istismar etmesiyle alakalı bir imada bulunuyor sonrasında kaçakçı 'Benim eşeğim sendin.' diyor. Yani yazarın, istediğinde kendi yargılarıyla uyuşmayan sahneleri okuyucunun zihninde de olumsuz kanaat oluşturabilecek şekilde anlatma yeteneği varken bu kadar rahatsız edici bir meseleyi anlatırken bu yeteneğini kullanmıyor oluşunu edebi tercih diye adlandırmak bir nebze salaklık olur diye düşünüyorum. Olay örgüsü 5-4-1-2-3 şeklinde kurgulanmış. Bu bana rahatsız edici gelmedi. Hatta kitapta en beğendiğim unsurlardan biri oldu.
Sınırlar ÜlkesindeSherko Fatah · Ayrıntı Yayınları · 201517 okunma
5/10
·160 syf.·
2025 10. kitabı
Genelde kitaplar karakter yansıtmada dizi/filmlere göre daha başarılıdır bence ancak bu kitabın karakterden ziyade o dönem edebiyatında sıkça rastlanan paragöz, yanlış batılılaşmış, yozlaşmış tipleri içermesi nedeniyle dizisine göre yavan kalan bir eser olduğunu düşünüyorum.
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,1bin okunma