Kitabın güzelliği nasıl bir beklentiyle okuduğunuza bağlı. Ben bu da dahil hiç bir kitaptan 'bir kitap okudum hayatım değişti' performansı beklemediğim için gayet beğendim.
Her şeyden önce gerçekçi bir kitap, asla çözüm vaadetmiyor. Bölümlerce sorun teşhisi yapıyor. Silikon Vadisi şirketlerinin uyguladığı gözetim kapitalizminden tutun da insanları bağımlılığa sürükleyen esas sorumluların 'Siz de iradenize sahip olun canım!' minvalindeki zalim iyimserliklerine, insanların kendilerine yaptıkları işe tamamen kaptırıp ödülü ve cezayı önemsemedikleri 'akış hali'nin çevresel dikkat dağıtıcılar nedeniyle yok oluşundan zihinde hali hazırda var olan iki şeyin birleşerek yeni bir şey ortaya koyması için gereken demlenme ihtiyacının karşılanmasına fırsat verilmemesine,
insanoğlunun multitasking yeteneğinin biraz abartılmış olduğundan sosyal medya şirketlerinin siyasi aktörlerle işbirliği yaparak toplumu manipüle etmesine kadar bir çok sorun... Dediğim gibi yazar bu sorunlara çözüm vaadetmiyor - kolektif direniş dışında. Bunun da pek etkili olacağını zannetmiyorum zira istikrarlı kolektif direnç gösterecek kadar iradeli ve hevesli toplum kalmadı.
Çözüm kısmına odaklanmazsak, kitabın özellikle 'Sizi Takip Edip Yönlendiren Teknolojilerin Artışı' bölümünün söyleyecek çok sözü var.