"Dünyadaki herhangi birinin her zaman akşamın yaklaştığını düşündüğü, başka birinin de her zaman omuzlarında bir ürperme hissettiği vakit."
İntihar Dükkânı ~ 90
Burada beni tanıyan kimse yok. O yüzden kendimi en doğal şekilde burada ifade edebilirim. Büyük bir umutsuzluk içerisinde gün geçtikçe daha da dibe batıyorum. 23 yaşındayım ancak bu bataklık o kadar büyük ki sanırım ömür boyu uğraşsam da çıkmam için yeterli olacak güce ulaşamayacağım. Çok yoruldum. Hayata dair bir bekletim yok. Üstelik hayallerimden de birer birer vazgeçmeye başladım. Yakın olduğumu düşündüğüm arkadaşlarımla bile içimdeki acıyı paylaşamıyorum. 3-4 sene önce mutlu olduğum günleri özlüyorum. Onu da özlüyorum, öldü mü bunu bile bilmiyorum. Ona ulaşamıyorum. Ne yapacağım en ufak bir fikrim yok. Tedavi döneminde olduğumuz için birbirimizle iletişim kurmamızın sağlıklı olmadığını söylenmişti. Şimdi onunla istesem de iletişim kuramıyorum. Her gün attığım mesajların altında ezildim. Şımarık bir çocuk değilim, annem ve babam beni dinlemedi, her zaman yalnızdım. Bu yüzden arkadaşlarım ailem oldu, arkadaşlarıma -ki o da kendisini arkadaş olarak isimlendirirdi- ailem gözüyle baktım. Şimdi aileme ulaşamıyorum ve ölü mü sağ mı olduğunu bile bilmiyorum. Bildiğim tek şey benim her geçen gün öldüğüm. Umarım yakında benimle iletişim kurarsın ve sana google çeviriden yazdığım cümlelerle kendimi ifade etmeye çalışırken defalarca rezil olmaya devam ederim. Senin için bir şey yapmak istedim. Bana sadece kendin için bir şeyler yap dedin. Artık kendim için ayağa kalkacak gücüm bile kalmadı. Sana seninle sadece arkadaş olmak istediğimi söylerken yalan söylüyordum. Lütfen bana yaşadığını söyle Z