9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Kargosunun gelmesini sabırsızlıkla beklediğim bir kitaptı. İsmine bakınca asla almam derdim ama kitaba bayıldım. Dün kitap temizlik takıntısı olan bir adamın ölümü ile başlıyor. Burada ölüm bir son değil başlangıç, Hermes ölümünden sonra cehennemde ebedi holding'de şeytanın asistanı olarak işe başlıyor. Cehennem lordu Lucifer'ın sabrını sınamaları, kola bağımlısı zebaniler, başmelek Mikail'in entrikaları , melekler ve şeytanlar arasında düzenlenen futbol turnuvası... Çok keyif alarak ve eğlenek okuduğum bir kitap oldu
Şeytanın AsistanıLiz D. K. · İthaki Yayınları · 202610 okunma
Böyle Buyurdu Zerdüşt: Uçurumun Üzerindeki İp
Puan vermedi·335 syf.··
2026 25. kitabı
Bazı kitapları okuruz, bazı kitaplar da bizi okur. Benim için Böyle Buyurdu Zerdüşt ikinci gruba ait. Bu kitabı bitirdiğimde Nietzsche'nin fikirlerini öğrenmiş olmaktan çok, kendi içimde sakladığım sorularla yüzleşmiş hissettim. Çünkü Zerdüşt, bana dünyanın ne olduğunu anlatmıyor; benim kim olduğumu sorgulatıyor. Friedrich Nietzsche burada bir ahlak öğretmeni gibi konuşmaz. Bir peygamber gibi de konuşmaz. Daha çok, insanın üzerine örttüğü bütün yalanları tek tek kaldıran acımasız bir arkeolog gibidir. Onun kazdığı yer tarih değil, insan ruhudur. Kitabı okurken sürekli şu düşünceye döndüm: İnsan gerçekten kendi hayatını mı yaşar, yoksa kendisinden beklenen hayatı mı? Nietzsche'nin "sürü ahlakı" dediği şey tam da burada ortaya çıkıyor. Çoğumuz özgür olduğumuzu düşünürüz; fakat inançlarımızın, korkularımızın, ideallerimizin ne kadarının bize ait olduğunu sorgulamayız. Zerdüşt bana, insanın en büyük hapishanesinin duvarlar değil, alışkanlıklar olduğunu hatırlattı. Üstinsan kavramını da hiçbir zaman güç ya da üstünlük meselesi olarak okumadım. Benim gözümde Üstinsan, kendisini sürekli aşmaya çalışan insandır. Dün inandığı şeyi bugün eleştirebilen, kendi hakikatini yeniden kurabilen, konforunu değil dönüşümünü seçebilen insan... Çünkü Nietzsche'nin dünyasında insan tamamlanmış bir varlık değil, sürekli oluş hâlindeki bir ihtimaldir. Kitabın en sarsıcı tarafı ise bana göre ebedî dönüş düşüncesiydi. Eğer aynı hayatı sonsuz kez yaşamak zorunda olsaydım, buna razı olur muydum? Bu soru ilk bakışta metafizik görünür ama aslında bütünüyle etik bir sorudur. Çünkü insanın yaşamına verdiği değer, onun tekrarına vereceği cevapta gizlidir. Ben bu soruyu okurken geçmişime değil, bugünüme baktım. Çünkü tekrar yaşamak istemeyeceğim bir hayatın içinde yaşıyorsam, asıl problem kaderde değil
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2026 60. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:01
esselam ey had-ı rah-i Huda nesl-i Ali esselam ey kutb-i alem hacı bektaş-i veli ulu hünkarımız hacı bektaş-i veli, yalnızca tasavvuftaki makamıyla değil, edep ve terbiye yolundaki rehberliğiyle de gönül dergahımızın postundadır. o'nu kimi zaman "eline, diline, beline..." kimi zaman da Makalat'ında olduğu gibi "şimdi, tevhid tac; ibadet gerdanlık..." derken buluyoruz. o nefes vermeyi arzu ettiğinde buğday için ısrar eden miskin yunus'un dizelerindeki inciler gibi o da gönlü yüceltir; Makalat sahibi ulu hünkar buyurur ki: "beyt-i mamur, kabe de var. fakat gönül ikisinden de kıymetlidir. (...) gönül, padişah-ı alem Tanrı'nın nazargahıdır." horasan'ın erenlerinden el almış, baba ilyas'ın kutlu halifesi dün olduğu gibi bugün de herkesçe sahiplenilir, herkes kendi yolundan göstermeyi yahut görmeyi arzular. bugün kendinden yesevilik ya da alevi-bektaşi görüşün temeli olarak bahsedebilmemiz bunun en temel göstergesidir. ancak hayatı ve öğretileri gösteriyor ki o bir tarafa ait olmaktan çok "insan" olmaklığı yüceltmiştir. tevhidden temizliğe, esrardan irfana çok şey onda mevcuttur. şamanist moğollar ve kapadokya bölgesinde yaşayan hristiyanların ihtidasına çaba göstermiştir. hatta bu yörede kendinden aziz charalambos adıyla bahsedilmiştir. Makalat'ında buyurur ki Çalap Tanrı ne yaratmışsa insanda vardır ve kişi kendini bilmeklikle Rabbını bilir. kişi Rabbını bilmekle kemale erer çünkü bütün kemalat O'ndadır. akıl nuru kimin gönlünde varsa o hoştur, kimde yoksa onun Çalap Tanrı katında yeri yoktur. ilim aynaya benzer, kim aynaya bakarsa iyi yanını gördüğü gibi kötü anını da görür, kendi ayıbını gören başkasını ayıplamamalıdır. şeytanın korktuğu üç nesnedir: sabır, utanmak, kanaat. bunlar aklın hasekisidir, bunlar gelince gönülden açgözlülük ve iki yüzlülük
Makalat (Hacı Bektaşı Veli)Mahmud Es'ad Coşan · T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı · 199039 okunma
Sebepler farklı ama insana hissettirdiği aynı. Yalnızlık…
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:13
Kendimi çok yalnız ve çaresiz hissettiğim bir dönemdeyim. Birşeyler için sürekli çabalarken ellerimin her seferinde boş kalması içimdeki heyecanı umudu hevesi öldürüyor. Öyle ki çok severek okuduğum mesleğimi bir daha yapamayacakmışım gibi hissediyorum. Tüm bunların üzerine bu kitap o kadar iyi geldi ki. Okurken hem selime teyzeydim hem meltem. Onları kitabın içinden çıkarıp yüzlerine bakın ben sizim demek istedim. Beni sorup soruşturmayan evlatlarım yok selime teyze ama ben senim ne hissediyorsan karşılığı bende,annem beni terk etmedi babaannem ve dedemle büyümedim Meltem ama bak ben senim demek istedim. Beni nasıl böyle güzel anlatabildiniz merak ediyorum demek istedim. Sıcacık bir kitaptı elimden bırakmak istemedim. Öyle ki dün sabah dişlerimi fırçalarken de tam 3 sayfa okudum
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Kitap başından itibaren çok akıcı şekilde ilerledi. Kitaba tamamen kendimi kaptırdım ve kendimi hikayenin içerisinde buldum. Tüm duyguları, belirsizlikleri hissettim. İlk 130 sayfayı iki gün içerisinde, sonraki sayfaları ise saatler içerisinde elimden bırakmadan tamamladım. Yapboz parçası gibi tüm parçalar birbirini tamamladı. Aklımdaki tüm soru işaretleri silindi, her şey mantıksal olarak birbirini tamamladı derken kitabın sonu şok içerisinde ve büyük bir merakla bitti. Kesinlikle kitap bir süre benimle yaşamaya devam edecek. Sezin Karameşe'nin On Dün Önceki Kız ve Otuz Yedi kitaplarını da çok severek okumuş biri olarak kesinlikle favorim bu kitap oldu. İlerleyen dönemlerde bu tarz psikolojik gerilim kitaplarının devamını yine onun sürükleyici kaleminden okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202655 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:57
Herkese merhabaaa! Dün başladığım distopik evrene bugün kısa süreliğine veda etmiş bulunmaktayım. (Yani en azından ikinci kitaba başlayana kadar.) Öncelikle Tırpan'a bayıldım. Yani normalde distopik kitaplar beni yorar, okumakta zorlanırım ve bu sebeple de bütün okuma zevkim ve keyifsiz bi şekilde sadece başlamışken bitirmek için okurum. Ancak Tırpanda böyle olmadı. Kolay okunan, akıcı diliyle ve merak uyandıran konusuyla beni içine çekti ve 1 günde bitirdim. Maraton kitabımız olmasaydı çoktan ikinci kitaba geçmiştim ama diğerlerinin bitirmesini beklemem gerekiyor :( Peki bu kadar severken neden 9 puan (4,5 puan) verdim? Çünkü devam kitaplarında kurgunun daha güçlü olayların daha etkili olmasını umuyorum ve bekliyorum. Eğer bu kitaba 10 verirsem kalan 3 kitaba ne kalır? Kitapla ilgili spoiler içerebilecek fikirlerim: -Öncelikle Faraday diye bi gerçek var. Resmen sırf onun için okudum desem belki bi tık abartmış olurum ama o da önemli bir etkendi. Malum sahnede ve sonrasında o olmadığı için okuma isteğim biraz kaçtı ve içim buruk bi şekilde okumaya devam ettim. -Rowan ve Citra bana o kadar geçmedi hatta bazı yerlerde onlara uyuz oldum. Umarım devam kitaplarında güçlü bi karakter gelişmesi gösterirler. -Gerald seni tanıdığıma çok mutluyum lütfen kalan 3 kitapta da bizimle yolculukta kal. -Possuelo çok tatlıydı umarım Citra ile tekrar karşılaşırlar (ship) -Volta'nın kendini devşirmesi beni kahretti. "Seninle tanışmak bir şerefti Shawn Dobson"
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024979 okunma
Reklam
Reklam