Allah bizi çarpsa dün gece çarpardı. Belli ki Allah’ın acıdığı kuluyuz. Zaten diyor muhtemelen, sabun gibi kader verdik bu kıza; fena kokmuyor ama eriyor, bir de ben çarpmayayım.
"Ne kadar sıcaksın ey kurşun!..Şimdi etrafa ölüm saçıyorsun, hâlbuki daha dün benim kölem değil miydin? Ey kara toprak, şimdi üstümü örtüyorsun... Hâlbuki senin otlarını ayaklarımla daha dün çiğnemedim mi? Ne kadar soğuksun, ey ölüm... Hâlbuki daha dün efendin ben değil miydim?"
Kitab'ın apaçık delilleri ve resûllerin aydınlatıcı yoluna rağmen insanlar dine karşı ilgisizdir. Dün olduğu gibi bugün de fıtrattan ve şer'i delillerden yüz çevirmişlerdir. Atalarından bulduklarına tabi olmuş; sorgulamadan, düşünmeden, bulduklarıyla yetinmişlerdir.
Hiç şüphesiz bu, ilkinden daha büyük bir cürüm, daha ağır bir suçtur. Bu davranışın şer'i ismi, i'rad/yüz çevirme küfrüdür. Allah'ın dininden, Kitab'ından, şer'i, akli, kevni delillerden yüz çevirme küfrü...
Rabbimiz (cc) onlar hakkında şöyle buyurur:
"Onlara ne oluyor ki, öğütten yüz çeviriyorlar? Adeta ürk-müş yaban eşekleri gibilerdir. Aslandan (korkup) kaçan." Mudessir-49-51
Daha dün ruhlarının yalnızlığında hasta odalarının loşluğunda çabucak ölmeyi arzulayanlar, başkalarının yaşamını ve mutluluğunu görünce nasıl da yaşamak istiyorlar?