Küçükken kitap okuma alışkanlığı kazandırıldığı için kendini şanslı hisseden ve kitaplara her daim hayran olan biri olarak -her ne kadar geç kalmış olsam da- ilk incelememi bu kitap için yazmak istedim, zira bendeki yeri çok ayrı. Bismillah diyerek başlayalım, bir kusurumuz olursa affola :)
Normalde kitapların baş karakterleriyle bağ kurmakta zorlanırım çünkü gerek yaş, gerek konum olarak bana uzak gelirler. Ancak Dr. Bomgard bana, ruh ikizimi bir kitap karakterinde bulmuş olmanın hayal kırıklığını yaşattı diyebilirim :)
Bomgard tıp fakültesinden mezun olur olmaz bir köy hastanesinde göreve başlıyor. Ve başladığı gibi de zorluklar yakasına yapışıyor diyebiliriz. Yerine geldiği doktor çok tecrübeli ve deyim yerindeyse 'rüştünü ispatlamış' biri. Bu nedenle ilk başta herkes ondan şüphe ediyor ve "fazla genç" buluyorlar. Nitekim bazı aletlerin ismini bile bilmeyen ve ameliyattan önce kitaba göz atma ihtiyacı duyan taze doktorumuz için böyle düşünmekte haklılar da...
Ancak Bomgard karakterinde beni etkileyen, tüm umutlarını ona bağlayan biçare hastalara karşı büyük bir sorumluluk hissetmesiydi. Birinin onun yüzünden ölme ihtimali bile kâbuslar görmesine yetiyordu. "Diyelim birini kurtardım, ya diğeri?" şeklindeki serzenişlerinden de bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz.
Yazar kendisi gibi doktor olan başkahramanın başına gelen olaylar karşısındaki tepkilerini, korkularını, karamsar ve endişeli ruh halini o kadar gerçekçi ve samimi bir dille yansıtmış ki, kendi anılarından esinlenerek kurguladığını düşünmeden edemedim :)
Bu kitabın size katacağı çok şey var ancak en önemlisi zorluklarla mücadele etmenin önemi ve insan hayatının değeri bence. Bir de bu kitabı ne kadar erken okursanız sizi o kadar tatmin edecektir diye düşünüyorum. Evet, Hiçbirimiz N. bölgede, günde yüzlerce