Kamil Bey "ağaç milleti"nin Allah tarafından, niçin yere mıhlı yaratıldığını anlar gibi oldu. Bunları, başka türlü zaptetmenin imkanı olamazdı. Kan emerek yaşayan vampir bitkileri, bir de dallarına insan başları asılan tarihin kanlı kavağını düşündü.
Parasızlığın ne kadar umut kırıcı bir şey ol-
duğunu, şimdiye kadar hep aklıyla bilmiş, böyle yaşayışında hiç denememişti. Yoksul insanların varlıklılarla neden aynı olaylar
karşısında aynı düşüncede, duyguda, davranışta olamayacaklarını şimdi daha iyi anlıyordu. Yoksulluk umut kırıcıydı. "Umudunu yitiren her şeyi yitirmiş olur" sözü doğru ise yoksulların duyacakları bunaltının hele çok sürer, hele başkalarının sorumlulukları da binerse ne kadar dayanılmaz hale geleceğini şimdi, bueski arabanın diş gıcırtılarına benzeyen sesleriyle sarsılırken gerçekten anlıyordu.
Artık güçsüz düştüm besbelli ... lçim bo-
şaldı. Hiçbir şeyi zorlayamıyorum. Saçma geliyor. Direnmek için amaç ister! Amaç olmayınca, önünüzde yaşamak olmayınca, neden debelenmeli? ..