... bu insanlar sadece birbirlerine sürtünüp geçiyorlar, tam olarak duygularına hakim değiller; burada kaderlerinin ipuçları var,
ama kendileri değil. Yazarak tamamlanmaları gerekiyor.
Ne geçti eline kendini böyle hırpalamaktan, tükenmekten, acı çektirmekten kendine, etlerini üzüp, sızlatıp
uzak ölümünü yaklaştırmaktan?
İnsan soyu kıralmalı hep sazlıktaki kamış gibi!
Ne seçkin kızlar, ne seçkin delikanlılar götürüldü, bir düşün, ölümün eliyle,
Ölüm ki hiç kimse görmemiştir onu, ölüm ki hiç kimse görmemiştir hiç kimse daha.
Sesini duymamıştır hiç kimse ;insanları kırıp geçiren acımasız ölüm!
Evler kurmuyoruz muyuz her zaman, mal bölüşmüyoruz her zaman, düşmanlık mı yok ülkede her zaman, denizler kabarmıyor mu her zaman, dalga götürmüyor mu her zaman?
Güneşi gören gözler yok oluyor günün birinde!