Göksel 48
Sen Uyanırken
Bir fincan çayın buharı yükselirken,
sen ellerini kupaya sararsın;
o an, dünyanın bütün telaşları
kapının dışında kalır.
Çünkü sen sabahları,
aceleye gelmeyecek kadar zarif birisin
Ve en çok da gözlerin...
Uykunun kıyısından dönmüş
iki duru deniz.
Bakınca insanın içinden
yeni başlangıçlara inanmak
Sen sabah uyandığında sevgilim,
güneş doğmuş olmaz sadece;
bir evin içine huzur,
bir kalbin içine sevinç,
Günüm anlam dolar sevgilim
Sessizce akan kendi halimde bir sızıydım. Ben duru,telaşsız ve sadece kendime yeten... Tuttular beni koca bir göle çevirdiler. Üstüme fırtınalar yüklediler. Derinlikler atfettiler,taşımakta zorlandığım anlamlar giydirdiler. Ne kadar da abarttılar... Bilemediler ki içime binbir dünya sığdırdıkları o koca gölün ortasında ben hala o ilk kendi halindeki berrak damlanın huzurunu arıyorum.
İbrahim…
İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin,
Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesinde,
Rüzgâr dokunuyorsa tenin hangi pembedir,
Avuçlarında akan pembe kuşkular gördüm,
Hünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmiş sürgün bir ah ve çile,
İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin,
Mevlana’dır gözbebeklerinde ay döner gün boyu dalgın…
21/06/2026
…🖋️biR’ münZ’evî üstâd
biR’ münZ’evî üstâd…Nurullah Genç
Nurullah Genç (pembe ve duru)
İbrahim…
İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin,
Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesinde,
Rüzgâr dokunuyorsa tenin hangi pembedir,
Avuçlarında akan pembe kuşkular gördüm,
Hünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmiş sürgün bir ah ve çile,
İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin,
Mevlana’dır gözbebeklerinde ay döner gün boyu dalgın…
21/06/2026
…🖋️biR’ münZ’evî üstâd
biR’ münZ’evî üstâd…Nurullah Genç
Nurullah Genç (pembe ve duru)