Ona hiçbir zaman sessizliği tavsiye etmemiştim, ondan hiçbir zaman müziği kapatmasını istememiştim çünkü o, etraftaki ses kesildiğinde kendisiyle baş başa kalırsa bununla başa çıkamazdı.
Oysaki ben, söz geçirebilseydim zihnime eğer; önümdeki bomboş kağıda çizdiğim ilk şey
iki mavi fırça darbesi olmazdı.
Ve silebilseydim bugünü dünden evvel, yarın için bu geceden uyumama gerek kalmazdı.
İnan,
görebilseydim geleceğini, önceden;
ayak izlerimi sildiğim bu kaldırımlar,
bu kadar ıssız durmazdı.
"Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegâne silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler. Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor."