Okuduğumuz her şey, içimizde yaşamaya devam eder. Biz onlar üzerinde düşündükçe canlanırlar. Dirilirler. Bizi de diriltirler. Kapağını kapatıp rafa kaldırdığımız kitaplar, izleyip sinema salonunu terk ettiğimiz filmler, yayın macerasını tamamlamış görünen dergiler, orada kalmazlar. Dünyayı dolaştıkça,okudukça, düşündükçe, onları da taşırız içimizde. Gittiğimiz yerlere onları da götürür, ilişki kurduğumuz yeni şeylerle onları da karşı karşıya getiririz.
O zamanlar insanlar, daha iyiydiler denemez, kim bilir, ama daha başkaydılar. Belki de kuşları daha çok seviyordular. Belki de yürekleri yufka daha acımayla, daha sevgiyle doluydular. Belki de doğaya daha yakındılar, kim bilir..