Gel zaman, git zaman; Samsun'a vaiz olan hoca bir gün çıkageldi. Merhabalaştık. Hal-hatır sorduk birbirimize. Sonra vaiz anlatmaya başladı:
"Durumum çok kötü öğretmen. Geçen haftanın Cuma günü camiye gidiyordum. Partililer yolumu bekliyormuş. Camiye gelmeden tuttular beni... İltifat yağmuruna tuttular. Arkasından bir talepte bulundular. Namazdan sonra camide, hökümetin icraatından konuş... Hükümeti öğ, dinimize ne kadar önem verdiğinden, dinimizi soysuzların elinden kurtardığından... falan... falan bahset; sonra da devlet başkanına, hükümet başkanına dua yaptır dediler.Ben de kızdım. Camide ibadet yapılır. Politikaya iş dökülünce, caminin kutsiyeti kalmaz dedim. Israr ettiler. Bu kere ben de, öyleyse gidin, siz vaizlik yapın dedim. Ben görevimi bilirim dedim. Kısacası tersledim. Fakat yapacaklarını yaptılar. Valiye söylemişler. Vali benim vaizlik yapmamı yasak etti. Böylece sokakta kaldım. Partililerin istediği gibi konuşan diğer vaizlerle, müftüye iyi para vermişler. Bizi de açığa çıkardılar. Köyde de çalıştırmıyorlar. Vali buna da izin vermedi. Müftü ise adım adım beni takip ediyor. Bilmem sonu nereye varacak..."
Sayfa 64 - Yeni Yayınar - 1961 - Samsun