Kuşları Vurdular
kuşlar uçarak gidiyorlar ölüme gökyüzü grileşti önce sonra boğdu hüzün güneşi girdabında duydum ölümün vaveylası nasıl da ürperdi içim ve gördüm o sis bulutunu dürülerek inerken kanatlarına ayaklarımın altında tepeleyip ölümü yükseldim yağmurlara taş kesilmiş soluğumla ölümü sordum kuşlara ateş alıp canevimden tek kanatlı düş'tüm uçurumlara ölüm Gazze'den'ince zulüm kılıçtan keskin adalet boyun eğmiş kuzgunlara günbegün şavkımaları sönüyor kuşların vurulan kim, bilmiyor hiç kimse kim, bu tabuta sığmayan bedenler kim'e ait toprağın sardığı gül bahçeleri yağmurdan bîhaber, harabelerden yükseliyor kuş sesleri
İçimizdeki pişmanlıklar Bende çocuktum benide sarıp sarmalamıştı annem Şefkatle koklayarak öperdi yanaklarımı Bilmezdi bilemezdi nekadar üzeceğini hayatın gölgesiz Müzeyyen hanım küçük torununa baktı belkide bu ona kızından son yadigar son hatıra idi torununu bir göz yaşı ile şefkat ile koklayarak öptü yanaklarını minik serkan ufalak bebelek bende bir zaman senin gibi çocuktum dedi torununu sarmaladı kızının kokusu sinmişti üzerine bilmezdi bilemezdi hep derdiki ben haklıyıp hiç tefekkür etmemişti bir gün hayatın onu bu kadar üzeceğini hayat bazen siz plân kurarken başınıza gelenlerdir insan ecel gelmeden vakit dolmadan azık çantasını iyice kontrol etmeli azık çantası ve eli boş gidipte sevgilisini üzmemeliydi öyle değil mi Müzeyyen hanım bilemezdi hayatın onu bu kadar üzeceğini elif esma ve leyla adlı 3 kızı vardı doktor müzeyyen hanımın insan sevdiklerini mutlaka kaybeder ve azık çantasının en ağır yükü sevdiklerimizdir müzeyyen hanım terzi kendi söküğünü dikemez derlerya o da başarılı üniversite hayatından sonra doktor olmuş bir üniversite hastanesinde profesörlüğe kadar yükselmişti fakat şimdi ne yazıkki hafızası soluyor aynı yazarları okuyup aynı altı çizili cümleleri paylaştığı kızlarının mezarını kabir toprağını bile zor tanıyordu insan ne olursa esmasını elifini leylasını unutmamalı son bir defa diyebilmeliydi Son rüya son düş Neden söyle... Acımasızca bu eleştiri Neden bu kalp körlüğü Neden bu görmemezlik Neden ey sevgili Ünsüz Şair Turaboğlu Esmadan Leyladan doğmuş olmak üzere 2 erkek biri kız olmak üzere 3 torunu vardı müzeyyen hanımın şimdi torunları ona soruyor neden bizi görmedin neden kalbin bize bu kadar kör oldu diye sorsalarda bir zamanların koca dağı şimdilerin ise kırgın ve kurak çölü bir zamanların sultanı yaşlılık zamanında ise git gide
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Başına ne gelirse gelsin, Karamsarlığa kapılma.. Bütün kapılar kapansa bile.. Sonunda o sana kimsenin bilmediği, Gizli bir patika açar.. Sen şu anda göremezsen de Dar geçitler ardında nice nice Cennet bahçeleri var..
Şairenin günlüğü Anne, bir düş gördüm dün gece. Yemyeşil ovalar. Sonsuz meyve bahçeleri. Ve yakuttan köşkler vardı. Orası çok güzeldi anne. Ne israil askeri, nede bombalar. Hepsi Yok olmuştu. Orada sadece huzur var. Diğer çocuklar ne yapar, bilmiyorum? Ama ben, her uyandığım gün. Allah’a şükrediyorum. Allah’a şükrediyorum. Bu gün de kimseye zulmetmedim. Hak yemedim, can yakmadım diye. Ben: filistinli bir çocuğum. Sizin çocuklarınız gibi. Evimizi başımıza yıktı, Allah’ın bu asi kulları Allah’ın bu asi kulları. Sevdiklerimi aldılar. Yıkıntılar arasından çıkardım. Henüz bir yaşında olan,  kardeşimin cesedini
Şiir
Şiirler 1-2-3
Sen seçtin yazıldı yazgın Anlarsın balık da kızgın Halık da üzgün Yoktur hata Söner mi söndü demekle O nur-ı na mütenahi Nefesle kabil-i itfa mıdır çerağ-ı ilahi Harabat ehlini hor görme zakir Defineye malik viraneler var Doldurmak için önce boşaltmak lazım. İstenilenden fazlasını verme taşmasın Verme çatlatırsın Bırak hakeden alsın Uça gide can dahi, kuru kala ten dahi, Yunus Emre'm sen dahi, tövbeye gel, tövbeye "İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür... İmansız olan paslı yürek sînede yüktür!" Geçip âhir bu kesret âleminden Hüdâyî halvet-i sultân’a geldik Nemiz ola Hudâyâ sana lâyık Hemân bir lutf ile ihsâna geldik ((Aziz Mahmud Hüdayi)) Hak tecelli eyleyince her işi asan eder
Yaşam öyküsü
_İnsanIar, kuşIar gibi uçmayı, baIıkIar gibi yüzmeyi öğrenmişIer ama insan gibi yaşamayı öğrenememişIer. _Görmek isteyenler için ışık, istemeyenler için karanlık vardır. _Hiçbir şeyi kendisi kadar sevmeyen insan, sevdiği varlıkla, kendi kendisiyle baş başa kalmaktan çok hiçbir şeyden korkmaz. Her şeyi kendi için arar ama en çok kendinden kaçar. Kendini bulmak istemez. Çünkü kendini iyice görebildiği zaman, istediği gibi olmadığını anlar, içinde müthiş bir zavallılık, hiçbir zaman dolduramayacağı uçurumlar, boşluklar bulur. _YararIı oImak ve bir başkasına yanıIdığını göstermek istediğimizde, o kişinin söz konusu şeyi hangi açıdan eIe aIdığını gözIemIememiz gerekir, çünkü geneIde bu şey o açıdan bakıIdığında doğrudur. Bu gerçeği kabuI etmeIi, ancak bunun hangi açıdan yanIış oIduğunu görmesini sağIamaIıyız. Karşımızdaki bundan mutIuIuk duyacak, çünkü yanıImamış oIduğunu, tek eksikIiğinin bütün açıIardan görememek oIduğunu anIayacaktır. Çünkü her şeyi görmemesinden ve eIe aIdığı açıda doğaI oIarak yanıIabiImesinden kaynakIanır. _(Olasılık kuramı, Matematiğe yaptığı en etkileyici katkıdır. İlk olarak kumar oynanırken uygulanmıştır. Belirsizlik, risk, karar verme ve bireylerin ya da toplumun gelecekteki olayların gidişatını etkileme kabiliyetine bakış açımızı değiştirmiştir.) _Gerçeklerin keşfedilmesi için kullanılan metodun en ideal halinin daha önceden saptanmış gerçekler hakkındaki tüm önermelerin ortaya çıkarılmalı ama aynı zamanda bu imkansızsır çünkü önceden saptanmış gerçeklerin desteklenmesi için başka gerçeklere ihtiyaç vardır ve bu nedenle ilk ilkelere ulaşılamayacaktır. __ _Sanat hakkında: Asıllarına hayran olmadığımız pek çok şeyin yansımalarına hayranız. Hepsi doğada… _Kuvvete dayanmayan adaIet aciz, adaIete dayanmayan kuvvet zaIimdir. _Kabahatleri ve hataları