zifir

zifir
@dusenunsuz
Birkaç cümle
4/10
·216 syf.·
2021 3. kitabı
Beklentimin çok altındaydı. İnternetten kısa bir araştırmayla öğrenilebilecek bilgilerin derlemesi gibiydi. Sıkça tekrara düşülmüş ve birçok başlık yüzeysel olarak ele alınmış.
E - BaşlaMustafa Erkayhan · Humanist Kitap Yayıncılık · 20219 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·186 syf.·
2019 6. kitabı
Bir şeylerin yolunda olmadığını ya da yolunda olmayanın kendin olduğunu düşünerek bu durumu dert edindiğin anlar olmuştur. Dert, demlenmeye bırakılır bu gibi anlarda. Artık yürümenin, yemek yemenin, konuşmanın, hatta susmanın bile yeni bir akışta olduğunu fark edersin; değişen çok şey vardır yaşantında. Dert iyice demini aldığında da bir derman buluverir seni... "Dalgınlığımı fark eden bir arkadaş: -Yine neyin var?, dedi. -Hiç, dedim. Bu 'hiç', yalnız halimi tarif için söylenmemişti, ağzımdan çıkan bu hiç sözü kâinatın sıfatı idi." Çeşitli kıssalarda hissenize düşeni ararken, derdi demini aldığı sıralarda Aynalı Baba'yla tanışan Raci ile birlikte farklı alemleri temâşâ edebilirsiniz.
Amak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Dorlion Yayınevi · 201922,3bin okunma
6/10
·288 syf.·
2019 2. kitabı
Genelde hasıraltı edilmiş bazı ilginç noktaların üzerinde duruluyor. Shakespeare'in Türk düşmanlığı ve eserlerinde buna yer verdiği kısımlar, matbaa ile ilgili bilinenler, Dante'nin, İslâm ile ilgili bildikleri vs... "Örneğin, Dante'nin Cehennemin'de hiçbir şekilde sağa dönülmediğini biliyor muydunuz? Hristiyanlar bu ayrıntıya pek dikkat etmemiş olabilirler ama biz Müslümanlar biliriz ki "sağ", İslam'da hayırdır. Hâkezâ, amel defteri, cennete gideceğe sağından verilir." Yazarın lisans eğitiminin İngiliz Dili Eğitimi üzerine olması, ön yargı oluşturuyor olsa da tarihi romanlarıyla epey beğeni topladığını ve kitabın araştırma-inceleme türünde olduğunu da hesaba katarsak bunun pek de yerinde olmadığını fark ediyoruz.
Kayıp Tarihin İzindeBeyazıt Akman · Kopernik Kitap · 2017754 okunma
10/10
·266 syf.·
2020 3. kitabı
"Artık herkes mutlu." Peki ama nasıl? Ne tür bir mutluluk tasavvuru sunulduğunu okuyanlara bırakalım. Zîra kitabın sunuş kısmını yazan ve Huxley'den övgülerle bahseden Margeret Atwood, kurgulanan dünyanın ütopya mı distopya mı olduğuna okurun kendi bakış açısının karar vereceğini söylüyor. Üzerinde çokça inceleme yapılmış, farklı kişilerce çeşitli boyutlarıyla irdelenmiş ve uzun zaman da adından söz ettirmeye devam edecek gibi görünen bu kitaba inceleme yapmak da müşkül olacağından ve 'kara dörtleme' denilen gruba dahil edildiğinden Cesur Yeni Dünya'ya, geniş yankı uyandıran bir diğer distopya romanı ("1984") yazarı George Orwell'ın, yine distopya romanlarından Yevgeni Zamyatin'in 'Biz'ini incelerken değindiği noktadan bakalım: 'Biz' hakkında herkesin ilk fark edeceği şey Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sının kısmen bu eserden türetilmiş olması gerçeğidir. Her iki kitap da rasyonelleşmiş, mekanikleşmiş ve acısız bir dünyaya karşı ilkel insan ruhunun isyanını ele alıyor. İki kitabın da atmosferi benzer ve kabaca denilebilir ki her ikisinin tarif ettiği toplum aynıdır. Ancak Huxley'in kitabı daha az politik farkındalık gösterirken, güncel biyolojik ve psikolojik teorilerden daha çok etkilenmiştir.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
6/10
·96 syf.·
2020 12. kitabı
Çocukken masumca okuyup sevdiğim bu kitabı yeniden okuyunca tuhaf hissettirdi. Daha sonra "Buddha Bir Zamanlar Martıyken..." isimli bir incelemeye denk geldim. Orada tıpkı Buddha gibi, Jonathan'ın da arkadaşlarına yaşamanın yüce bir nedeni olduğundan bahsettiğini ileri sürülüyordu. "Hepimizde gerçekte, mükemmel martı olma düşüncesi, sınırsız bir özgürlük düşüncesi var. Uçma konusundaki hassaslık, bizim gerçek doğamazın bir ifadesidir. Bizi sınırlayan her şeyi bir tarafa atmalıyız..." Ayrıca, ilk bölümün sonunda martının, Budistlerin yolculuğunun ikinci evresi olan "Pratekyabuddha" safhasına eriştiğini ve 'bilen ama öğretmeyen sessiz Buddha' olarak karşımıza çıktığından bahsediliyor. Jonathan'ın sürüsünden ayrılarak gittiği yeni kayalıkların Mahayana Budizm'inde "Pure Land/Arı Ülke" olarak bilinen alana referans olduğu iddia ediliyor. Hatta Jonathan'ın eski sürüsüne dönerek öğretmenlik yapma düşüncesini danıştığı Sullivan karakterinin, Budizm "aydınlanma mitosu"ndaki 'Mara'ya karşılık geldiği söyleniyor. Kitabın çeşitli safhalarının Budizm'deki aşamalara benzetilmesi kasıtlı mıdır bilinmez ama zamanın ruhu (zeitgeist) -veya adına toplumsal zihin deyin- bu kitabı benimsemeye hazırmış; ki dönemin aktrislerinden Barbara Hershey, 1972'de adını "Barbara Seagull (Martı Barbara)" olarak değiştirmiş. Bütün bunlar bir yana, benim kanaatime göre fazlaca "şişirilmiş" bir hikaye...
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma