Sen benim düşündükçe düşündüren düşüncemsin.
Peki, sen beni benim seni düşündüğüm kadar düşleyengillerden misin?
Yoksa beni düşlemeyengillerden misin?
Ben seni her türlü düşünürüm.
Gecemde gündüzümde, bir gece düşümde.
Varlığında yokluğunda, yaşamın her anında.
Kalbimde ruhumda, aklımın her köşesinde düşünürüm seni.
Peki, sen beni kaç türlü düşünürsün?
SONNUR SEVER
Kıyıda Kalan
Bir kapı kapandı içimde,
herkesi sevdiğimi sandığım o eşikte —
oysa sevgi,
bir kuşun havada bıraktığı kanat iziymiş;
görünmeden yitip giden.
Saat durdu —
duvardaki değil,
göğsümün tam ortasındaki o sarkaç.
Düşler sızıyor şimdi,
kırık bir testiden sızan su gibi.
Dört yaşımda bir taş bıraktılar avucuma,
"dimdik dur" dediler.
O taş büyüdü, genişledi,
bir dağ oldu sırtımda —
yarınlarım o dağın ağır gölgesinde şimdi;
kâh kara, kâh ak.
Binmeyeceğim Tutunamayanlar'ın o amansız gemisine.
Yarım kalan her yelken,
başka bir rüzgârın göğsünde sınasın kendini.
Ben kıyıda kalanlardanım —
sahi, kıyı da bir yol değil mi?
Karanlık odalarda
bir kibrit çakılır ansızın,
o kadarı yeter —
Geç kaldığın sevmeler için
Veya sakladığın düşler
Bir koruma yeri değil hayat
Bir nehir, anlamak zor olsa da
Aynı su değil bak şu giden
An aktı gitti
İşte diyorum ki sen
Hangi ana hazırladın kendini
Hangi anı yaşayacağım dedin de
Yaşayamadın bak bu işte, şu an giden…
Ali İhsan Konuklu