Ait olduğum yerde değilim. Ya adresi yanlış verdi düşler. Ya vardığım yerde bir sorun var. Oysa düşler yanılmaz sevdiğim. Demek ki, sende bir ben-sizlik var...! Özdemir ASAF
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyorum Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum kalbim Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır Sevgi eskidikçe sevgi. Günümüz ekmeğimiz, türkümüz C. Süreyya
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
MARVEL ve PARALEL EVRENE GİDİP DÖNEN Mİ VAR?
Okuyanlar hemen anımsayacaklar: Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Lemeat isimli eserinde "zihindeki meratip" diye bir şeyden bahseder. Peki nedir zihindeki meratip-mertebeler? Efendim, izâhı uzundur, kısaltmak da zordur. Fakat şöyle bir yerden belki bir parça kolaylanır: Zihindeki meratip birşeyin/fikrin insanda kesin inanış haline gelmesi sürecini açıklar. Yâni denilebilir ki: Kanaatler dünyamızda önce "hayâl" olarak varolurlar. Sonra o hayâller kalıba bürünüp "tasavvur"lara dönüşürler. Sonra o tasavvurlar da bir parça ukalalaşıp "taakkul" evresine taşınırlar. Sonra o taakkullar da kablarına sığmayarak "tasdik" mertebesine erişirler. Sonra o tasdikler yolculuklarına devam ederlerse bir taraftarlık edinip iz'ân'a (ferâset) kavuşurlar. İz'ânın ardından "iltizam" -Gerğini yapma- devresi gelir. İltizamlar da inanışlarımızın ellerini tutup "itikada" götürürler. Bu süreçle dünyamız şekillenir. Sağlıklı işlemesiyle sağlıklı şekillenir. Yoksa kimi arızalar oluşur. (Aynı eserde oluşabilecek arızalara dair izâhlar da vardır.) Neyse. Uzatmayacağım. Hemence mürşidimin bir başka metninde "peygamber mucizeleri" ile "medeniyet harikaları" arasında kurduğu ilgiye koşacağım. Evet. Bence bu ilgi de bir parça Lemeat'taki mezkûr bahse dokanır. Nasıl? Belki biraz şöyle: Ancak Nebilerle gelen mucizeler sayesinde insanlık böylesi hayâller kurmayı öğrenebilmiştir. Her bir Peygamberin beraberinde getirdiği delil, bize bir bilim dalında ulaşılacak zirvenin fotoğrafını çeker, yani bir nevi beşerin aklına karpuz kabuğu düşürür. Bu sayede varmayı arzuladığımız düşlerimiz olur. "Olabilirler"imiz olur. Bu düşler/olabilir de zamanla müteşebbis âkillerin mesaileriyle gelişerek gün yüzüne çıkarlar. Yâni mucizelerimiz bizim tahayyül öğretmenlerimizdir. __Fakat bugünlerde hayâllerimizin başka
Tefekkürât
"Bir zamanlar açan bütün çiçekler, içimize çöken hüzünle solardı; ama bazı hedefler, bazı düşler, bazı hayaller, bazı dualar acıya rağmen rengini, canlılığını, umudunu korurdu."
Düşünce
Silinir gider sonra alnından öpücüğün Unutursun kim öpmüş kimdi aşkla güldüğün Senin ufkunda sonra tüllenir yeni düşler Alnım tertemiz diyip yeni bir öpüş bekler ,
Olmadık düşler geçiyor aklımdan. Delilik diyor, susuyorum..
Alıntı