Puan vermedi·160 syf.··
2025 3. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 00:00
Öncelikle kendinizi sorgulatan sonra da üstüne o soruların cevaplarını kısa öykülerle bulmanızı sağlayan bir kitap diyebilirim. Şahsına münhasır bir kişilik olan Mehmet hocamıza teşekkür ederim. Kitabı okurken ironilerini de düşünmek ayrı bir keyf verdi.
Mutluluk TerapileriMehmet Teber · Hayykitap · 2014400 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:12
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kalbine dokunur. Belki Derdimize Çare Bir Çiçek, bana yavaşlamayı, kendime ve çevreme daha dikkatle bakmayı hatırlatan kitaplardan biri oldu. Kemal Sayar'ın samimi ve içten anlatımı, günlük hayatın içinde unuttuğumuz duygulara ışık tutuyor. Kendine dönmek, biraz durup düşünmek ve ruhuna iyi gelecek satırlar okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025984 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eros Kitap Yorumum
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:36
‎ "Aşk bazen bir kişiye değil, insanın yolculuktur." ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere okurken hem mitolojinin büyülü dünyasında dolaştığım hem de satır aralarında kendime dair birçok şey bulduğum bir kitapla geldim. Tuğba Sarıünal'ın kaleminden çıkan Eros ile sizlerleyim. ‎ ‎Mitolojiye karşı her zaman mesafeli biri olmadım desem yalan olur. Çünkü çoğu zaman tanrılar, titanlar ve efsaneler bana biraz uzak gelirdi. Ancak Eros, mitolojiyi sadece anlatmakla kalmayıp onu insan ruhuyla harmanladığı için ilgimi ilk sayfadan itibaren çekmeyi başardı. ‎ ‎Kitapta Yunan mitolojisinin aşk tanrısı Eros'un hikâyesinden yola çıkılıyor ama karşımıza çıkan şey yalnızca bir mitolojik anlatı değil. Sevmenin, sevilmenin, bağ kurmanın, kaybetmenin ve yeniden kendini bulmanın da hikâyesi var bu sayfalarda. ‎ ‎Yazarın dili oldukça akıcı ve anlaşılırdı. Mitolojiye uzak olan okuyucuların bile zorlanmadan okuyabileceği şekilde kaleme alınmış. İlk bölümlerde mitolojik dünyanın temelleri anlatılırken ilerleyen sayfalarda olayların psikolojik ve felsefi boyutları ön plana çıkıyor. Bu da kitabı sıradan bir mitoloji kitabından ayıran en önemli özelliklerden biri olmuş. ‎ ‎ (En sevdiğim noktalardan biri ise mitlerin yalnızca geçmişte kalmış hikâyeler olmadığını göstermesiydi. Okurken birçok yerde "Aslında bugün de aynı duyguları yaşamıyor muyuz?" diye düşünmeden edemedim. Binlerce yıl önce anlatılan hikâyelerin günümüzde hâlâ bize dokunabilmesi beni gerçekten etkiledi. Çünkü zaman değişse de insanların sevme biçimleri, korkuları, özlemleri ve ait olma arzuları hiç değişmiyor gibi geliyor bana.) ‎ ‎Eros ve Psykhe'nin hikâyesi üzerinden aşkın sadece romantik bir duygu olmadığı, insanı dönüştüren, büyüten ve bazen de yaralayan bir güç olduğu anlatılıyor. Bazı bölümlerde durup
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202613 okunma
İvan ilyiç’in Ölümü
9/10
·83 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:39
Kitaba puanım 10 üzerinden 9 oldu. Bunun sebebi eserin herhangi bir eksikliği değil; tam tersine çok çabuk bitmiş olmasıydı. Okurken o kadar büyük bir keyif aldım ki İvan İlyiç’in iç dünyasında biraz daha kalmak, Tolstoy’un kaleminden birkaç sayfa daha okumak istedim. Belki de kırdığım o bir puan, kitabın bana yetmemesindendi. Çünkü bazı eserler vardır, son sayfasına geldiğinizde bitmesini istemezsiniz. İvan İlyiç’in Ölümü benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Bazı kitaplar vardır; bittiğinde “iyi ki okudum” dersiniz. Bazıları ise son sayfasını kapattığınızda sizi uzun süre düşünmeye mahkûm eder. İvan İlyiç’in Ölümü benim için ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Sadece 83 sayfalık bir eser olmasına rağmen, birçok kalın romandan daha fazla düşündüren, daha fazla sorgulatan ve insanın içine daha derinden işleyen bir metin. Kitabı bitirdiğimde sayfa sayısına değil, içinde taşıdığı düşünce yoğunluğuna hayran kaldım. Üstelik Tolstoy’un bu eser üzerinde yaklaşık dört yıl çalıştığını öğrenince, her cümlenin neden bu kadar güçlü ve etkileyici olduğunu daha iyi anladım. Bir yazarın eserine verdiği emeği ve önemi görmek, kitabı benim gözümde daha da değerli hâle getirdi. Tolstoy’u zaten dünya edebiyatının en büyük romancılarından biri olarak görüyorum. Bu kitabı okuduktan sonra bu düşüncem daha da pekişti. Çünkü Tolstoy burada yalnızca bir insanın ölümünü anlatmıyor; yaşamı, insan ilişkilerini, toplumun ikiyüzlülüğünü ve ölüm karşısındaki çaresizliği anlatıyor. Bunu yaparken de okuyucuyu sarsmayı başarıyor. Sayfalar ilerledikçe kendinizi yalnızca İvan İlyiç’in hikâyesini okurken değil, aynı zamanda kendi hayatınızı sorgularken buluyorsunuz. İvan İlyiç karakteri, dışarıdan bakıldığında başarılı ve düzenli bir hayat sürmüş bir insan. İyi bir kariyeri, toplum içinde
Roman
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
Şunu farkettim...
1/10
Şunu farkettim:Bir şeyin (herhangi bir şey olabilir bu kavram da olabilir canlı yaşayan bir varlık da...) normalleşmesi için toplumun alışması gerekir. Yani alışılagelmiş şeyin toplumda yer edinmesi gerekir. Mesela tecavüz, eşcinsellikten daha kötü olmalı herhalde. Anlamayanlar için açıklayayım: tecavüz yaşayan bir varlığın (hayvanlara da yapıldığından insan diyerek geçmek istemedim.) iradesini yok sayarak onu cinsel ilişkiye zorlamaktır. Bilinenin aksine asıl amaç zevk almak değildir sadece. Varlığı kontrol altına almanın verdiği zevktir, sahip olma gücü... Tecavüz bazı durumlarda cinayetten bile daha kötüyken nasıl olur da homoseksüellik gibi bir nötr kavram karşısında aklanabilir?... Çünkü alışık değiliz eşcinselliğe, toplum filmlerle dizilerle tecavüzü normalleştirirken hatta bazen tecavüzcü ile empati kurdururken eşcinsellike alakalı varlığı ile anlatımını pekiştirecek pek eser yok hele de olumlu bir bakış oldukca ender rastlanır literatürümüzde. Anlamıyoruz eşcinselleri anlamak da istemiyoruz korkuyoruz nefret etmeye zorlanıyoruz toplum tarafından. Sonra o toplumda bir birey oluyoruz. Döngüyü devam ettiriyoruz. heteronormatiflik zorluyor bizleri çünkü doğal değil derken doğada da var örnekleri. İnsanlar olarak hepimiz isteyerek istemeyerek gruplara ayrılıyoruz (cinsiyet, ırk, yönelim, ideolojik gruplar) bazen bunlardan bağımsız tek başına yaşayan bir insan olduğumuzu da unutuyoruz. Erkekler öfke harici öbür duygulardan arındırılması istenerek ataerkillikle kadınlara hükmetmesi isteniyor kadınlar da ya karşı çıkıyor ya da kabul ediyor acizliği. Hepimiz insanız yaşıyoruz ve ameleyiz, sırtımıza yüklenen normlardan acı çekiyoruz ancak acıya alışığız, belirsizlik karşısında ilerleyebilir miydik? Elbette cinsiyet rollerimizden çıkıp bizi kısıtlayan her şeyi
Bir Zambak HikayesiMehmet Rauf · Sel Yayıncılık · 2008311 okunma
Puan vermedi
Mitolojiye dair okumalar her zaman ilgimi çekmiştir. Bu nedenle Tuğba Sarıünal’ın kaleminden çıkan Eros’u da merakla okudum. Kitap, adını Yunan mitolojisinin aşk tanrısından alsa da sayfalar arasında yalnızca bir mitolojik hikaye anlatmıyor; insanın sevme, sevilme, bağ kurma ve ait olma arayışına da ışık tutuyor. Okurken Eros’un hikayesinin aslında çağlar öncesinden günümüze ulaşan evrensel duyguların bir yansıması olduğunu düşündüm. Binlerce yıl önce anlatılan efsanelerin bugün hâlâ bize tanıdık gelmesi tesadüf değil. Çünkü zaman değişse de insanın kalbinde taşıdığı özlem, sevgi arayışı ve anlaşılma isteği aynı kalıyor. Yazarın mitoloji ile insan psikolojisini harmanlayan anlatımı kitabın en sevdiğim yönlerinden biri oldu. Sayfalar ilerledikçe sadece Eros’u okumuyoruz insanın kendi iç dünyasını da keşfe çıktığını hissediyorsunuz. Bazı bölümlerde durup düşünmek, bazı satırların altını çizmek istedim. Özellikle aşkın ve sevilme ihtiyacının insan hayatındaki yerine dair yapılan değerlendirmeler dikkat çekiciydi. Kısa sürede okunan ancak üzerinde düşünmeye devam edilen kitaplardan biri oldu benim için. Mitolojiye ilgi duyanların, insan ruhuna ve ilişkilerine dair okumaları sevenlerin keyifle okuyabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202613 okunma