Kalabalık bu caddeler.
Herkesin vardır; koşturmacası, derdi, sıkıntısı, çabası, kovaladığı ve kovalayanı.
Vardır yani azizim anlayacağın.
Yanından öylece süzülüp geçerler.
He tâbii bazıları da vurup geçer.
Severim aslında kalabalık caddeleri ve sokakları.
Kimse kaldırıp kafasını; bakmaz, görmez ve tanımaz.
Kimse kimseyi anlamaz, anlamayada çalışmaz.
Severim görünmez olmayı.
Kalabalıktır etrafın ama yapayalnızsındır.
Kimse anlamaz seni, anlamayada çalışmaz.
Azizim görmez misin insanoğlunu, kimse kimseyi anlamaya çalışmaz.
~Zerdüşt'un Yol Hikayeleri, Zerdüşt
Acaba sen de beni özlüyor musun?
Ama öylesine değil.
Özlerken nefesinin kesildiği, kalp ritiminin değiştiği, yağmurların arasıra uğradığı, içinde boğulduğun, bin bir düşün olduğu, kavuşma hayalinin de içinde bulunduğu, kaybetme acısının kavurduğu özlem.
Anlayacağın öylesine değil Tanyeri.
~Gökyüzüne Mektuplar
Birlikte bekleyelim, incir ağacının çiçek açmasını.
Birlikte bekleyelim, çınar ağacının yaşlanmasını.
Birlikte izleyelim, cemre düşüşünü.
Ahir cemreye kadar.
~Gökyüzüne Mektuplar
Sözün şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
Başını göğsüme sakla sevgilim
Güzel saçlarında dolaşsın elim
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
Sevişen yaramaz çocuklar gibi