Değerli alıntı ve iletileriniz için teşekkürler
Alıntılar Ya Rabb Nefsim ve şeytan bir olmuş bana karşı gelemekte Sen beni nefsim ve şeytan ile baş başa bırakma FIRAT FIRAT Aslında mizah anlayışından yoksun olmak, ciddi bir insan olmak demektir. Küçük bir noksan değildir bu; insanlıkla bağınızı keser. Alan Bennett MYÇ65 MYÇ65 VicdanPatricia S. Churchland "Saygısızlık etmek istemem Winston ama genellikle 'modern sanat' ile tepeden tırnağa acayiplik arasındaki farkı göremiyorum." Samet Acar Samet Acar Başlangıç Dan Brown "Tam da olması gerektiği gibi, ne bir milim sağa ne bir milim sola, dengedeydi." Zehican Zehican Nar Ağacı Nazan Bekiroğlu ‘’ İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. ‘’ Cihan @Fatgod Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali ‘’ Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok. ‘’ TutunamayanlarOğuz Atay Cihan @Fatgod
Bir bozkurt destanı küçük gerrone "Saygısızlık etmek istemem Winston ama genellikle 'modern sanat' ile tepeden tırnağa acayiplik arasındaki farkı göremiyorum." Samet Acar Samet Acar Başlangıç Dan Brown Kurtlar doğayı korur ve iyileştirirlerdi Küçük gerrone kurdun evladı ve dişisiydi Abd Yellowstone milli parkında yaşardı Kurtlar doğayı iyileştirir ve korurlardı Dünyanın en eski mili parkı Yellowstone Burada yaşardı insancıl kurtlar İnsanlarla sanki kardeş gibiydiler Ve küçük gerrone kimseye zarar vermez İnsanları görünce koşup oynardı onlarla Fakat bir gün ormana zalim insan geldi Ve öldürdüler küçük kurdun annesini İnsanlar gitgide yitiriyordu masumiyetini Ağla zavallı yavru annenin arkasından Bir gün hesaplaşacağız yaptıklarımızlan Ve bir Annesinin ölüsüne bakıp ağlıyordu Bir bozkurt gibi dua edip niyaz ediyordu Ressam Winston geldin kurdun yanına Önce katledilen kurdu resmini çizdi Saygısızlık etmek istemem ama Önce sebep oluyoruz sonra çiziyoruz Biz insanlar ne acayip sanatçılarız Dünyanın en büyük parkıydı Yellowstone Kurtlar geyikler tavşanlar yaşardı içinde
Şiir
Reklam
Geri Geldim (Canımın Şiiri)
Geri geldim sevdiğim, Döndüm intihar için gittiğim o uçurumlardan, Gördüm hayatın içinde ki mutluluğu, Ve anladım tek hayatımın sen olduğunu. Geri geldim sevdiğim, Kaçtım o fırtınaların ortasından, Vazgeçtim yaprak olup savrulmaktan, Ant içtim bir daha ellerini bırakmamaya, Geri geldim sevgilim, Karşındayım işte, durma sarıl bana. Belki biraz kirlenmiş üstüm, İnsanların çamurları yapışmış dirseklerime, Tozlanmış bedenim, haydi üfle... Omuzlarıma dikkat et ama, Yara olmuş, çok kanar, Ben farkında olmadan hamal olmuşum hayata, Her gün biraz daha artmış yüküm, Kamburlaşmış sırtım, çökmüşüm hatta, Eski gücüm kalmamış, Yaşlanmışım gencecik yaşta. Ama işte, Geri geldim sevgili, Haydi durma, sar bedenimi. Senin soğukluğun bile ısıtırken içimi, Teninde ki ateş cehennem olsa dahi, Sarıl sevgili, Dizlerim titriyor, düşmeye bırakma beni. Bilirim ellerim biraz kurudur, Cildim sertleşmiş benim, Tek nemi gözyaşım olmuş bedenimin, Bak, sende biçaresin bensiz,
Şiir
Bazı kapıları kilitlemek yetmez, arkasına duvar örmek gerekir. Bugün o duvarın ilk tuğlasını koydum. İzlemeye devam edin.
1000Kitap
Kendini korumakla duvar örmek arasındaki farkı fark ettiğinizde...
"Duygusal İstismar" üzerine..
Birine "Seni seviyorum" derken aynı zamanda onu değersiz hissettirmek, bir sevgiden ziyade bir hapishane inşa etmektir.. Duygusal istismar genellikle bir "gürültü" ile başlamaz; aksine, son derece tanıdık, hatta bazen "ilgi" maskesi takmış bir sessizlikle sızar hayatımıza.. Duygusal istismar, bir insanın gerçekliğini sorgulamasına neden olur.. Gaslighting denilen o karanlık manipülasyonla, kişi kendi hafızasından, duygularından ve hatta akıl sağlığından şüphe etmeye başlar.. "Ben öyle demedim," "Çok hassassın," ya da "Her şeyi kafanda kuruyorsun" cümleleri, kurbanın etrafındaki duvarları ören tuğlalardır.. Bir süre sonra kişi, kendi sesini duymaz hale gelir.. İstismarcı, sevgiyi bir ödül, ilgisizliği ise bir ceza olarak kullanır.. Sessiz kalmak (küsmek), bir duvar örmek veya sevgi göstermeyi reddetmek, fiziksel bir şiddetten daha ağır bir izolasyon hissi yaratabilir.. Bu durumda sevgi, özgürleştiren bir güç değil, boyuna dolanan bir ip haline gelir.. Birçok duygusal istismar vakası, "senin iyiliğin için" kılıfıyla servis edilir.. Eleştiriler yapıcı olmaktan çıkar, yıkıcı birer yargıya dönüşür.. Giyilen kıyafetten konuşulan arkadaşa kadar her şeyin kontrol edilmesi, korumacılık değil; kişinin birey olma hakkının gasp edilmesidir.. "Duygusal istismar, kurbanın sadece neşesini değil, kendi hakkındaki gerçeğini de çalar.." Bu döngüden çıkmak, önce isimlendirmekle başlar.. Yaşadığınız şeyin bir "iletişim kazası" değil, sistematik bir değersizleştirme olduğunu kabul etmek, özgürlüğe atılan ilk adımdır.. Unutmayın.. Sevgi, korkuyla aynı evde barınamaz.. Gerçek sevgi sizi küçültmez; aksine, olduğunuz kişi olmanız için size alan açar.. Eğer kendinizi her gün biraz daha eksilmiş hissediyorsanız, orada sevgi değil, sadece bir gölge vardır..
Reklam
Reklam