Duygu aydın

Her yüzyılda bir yeniden gelmiyoruz dünyaya, sadece bir hayat, üstelik her geçen gün azalan bir tek hayat. Kum saati çalışıyor, her dökülen tanecik ömrümüzden gidiyor. O tanecikler çok değerli. *herkesin bildiği ama bilmiyormuş gibi yaşadığını anlatan cümle budur işte.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Lakin mağlup olmuş insanların mazeretlerini kimse dinlemez... Ne mazeretlerini, ne çektiği acıları, ne hayal kırıklıklarını, hatta ne de özürlerini... *gerçekten de öyle değil midir?
... şu hayatta asla gerçekçi olamadım. Sana aşık olmam bunun en büyük ispatıdır.
Ama kibar adamdır, cömerttir de, fakat bir kusuru var, çok içiyor. Aşktan diyorlar.