Her yüzyılda bir yeniden gelmiyoruz dünyaya, sadece bir hayat, üstelik her geçen gün azalan bir tek hayat. Kum saati çalışıyor, her dökülen tanecik ömrümüzden gidiyor. O tanecikler çok değerli.
*herkesin bildiği ama bilmiyormuş gibi yaşadığını anlatan cümle budur işte.
Lakin mağlup olmuş insanların mazeretlerini kimse dinlemez... Ne mazeretlerini, ne çektiği acıları, ne hayal kırıklıklarını, hatta ne de özürlerini...
*gerçekten de öyle değil midir?