SARI YÜZ
6/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Hırsın kıskançlığın insanı nerelere sürükleyebileceğini anlıyoruz… alıntı belki de çalıntı satırlar, duygular sonra bunları kendi bakış açısı içerisinde, sözde değiştirmek, düzenlemek, zamanın ve ânın akışında kendince yenilemek…bunlar da bahaneler. Kendinizi yazılmış o taslakların sahibi yerine koyun, size ait olan satırlar duygular… sizden sonra geride bıraktınız bu taslakların öyle birinin eline geçmesi ki, bunları almayı değiştirmeyi kendi imzasını atmayı ,bu taslaklara sanki kendisininmiş gibi sahiplenen biri. Bunu düşünmek dahi istemiyorum kendi adıma. Umulmadık bir anda beklenmedik bir yükseliş ve yine bir anda çok daha derinlere düşüş.. Yazarın okuduğun tek kitabı. okunmalılar arasında diyorum…
İnsan ve Hayat
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2026 140. kitabı
Dantel, yalnızca ipliğin sabırla işlenmiş hali değildir, yaşamın da görünmez desenlerini taşıyan bir aynadır, öyle değil mi? İnsan, hayatta attığı her adımı bir ilmek gibi örer, kimi zaman sevinçleri, kimi zaman acıları ince bir nakış gibi günlerine işler. Nasıl ki bir dantel tek bir düğümle tamamlanmazsa, yaşam da tek bir başarı ya da yenilgiyle anlam kazanmaz. Yıllar geçtikçe geriye dönüp baktığımızda, dağınık sandığımız ilmeklerin aslında birbirine bağlı olduğunu görür, sabırla örülen hayatımızın, tıpkı bir dantel gibi zarif ve benzersiz bir bütün oluşturduğunu fark ederiz. Dolayısıyla kitabın ismini bu noktada çok anlamlı buldum. Dört kadın… Yaşamlarına dair desenleri sabırla ören dört kadının hikayesini okurken her şey öyle tanıdık gelecek ki. Bazen sabırla atılan her ilmeğin ortaya çıkardığı deseni bozup, en baştan başlamak gerektiğini de hatırlatıyor. Kitabın içerisindeki hayatlardan geçince insan düşünmeden edemiyor aslında ne kadar çok duygularımızla yaşıyoruz. Belki de en çok beklentilerimizle. Ama hayat işte bizim içimizden geçenlerle karşımızdakilerin duyguları aynı olmuyor. Dolayısıyla hayal kırıklıkları yaşıyoruz bolca. Ama devam etmek zorundayız. Her defasında da başımızı koyacağımız bir omuza ihtiyacımız oluyor. Her kadının yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen mutlaka bir yerlerde yine insanın içini harekete geçiren duygular vardır diye düşünüyorum. Belki zamanı değildir ya da yanlış kişilerdir. Ama insan her defasında yanlışı bulmak konusunda çok da başarılı, bu da bir gerçek. Güzel yarınlara…
DantelMüge Acar · Eva Yayınevi · 20265 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·104 syf.··
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:00
bir dönem zweig kitaplarının o derin dünyasını çok sevdiğim için her ay mutlaka 1-2 kitabını okuyordum ama 1-1.5 yıldır ara vermiştim. ara verdikten sonra böyle bir kitapla geri dönmek biraz talihsizlik oldu çünkü açık ara en sevmediğim kitabı oldu. kitabı okurken çok zorlandım, 2 gün boyunca bugün okuyacağım artık diyerek sürekli elimde gezdirdim; neyse ki sonunda okuyabildim ama okumasam da olurmuş. okurken zevk almadım, bitirdikten sonra da ne okudum ben diye durup düşündüm; kısaca sevmedim.
Karmaşık DuygularStefan Zweig · Can Yayınları · 202413,1bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 34. kitabı
Cemal Süreya’nın altıncı ve son şiir kitabı Güz Bitiği, 1 Nisan 1988’de yayımlanmıştır. Sıcak Nal’dan sadece bir gün sonra çıkan kitap, aynı yıl Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü kazanmıştır (Sıcak Nal ile birlikte). Kitap, şairin olgunluk döneminin en damıtılmış, en içe dönük ve veda havası taşıyan eserlerinden biri olarak kabul edilir. Kitap toplam 56 sayfa civarındadır ve şu bileşenlerden oluşur: 1 düzyazı 20 şiir 1 şarkı 11 beyit 16 dize Süreya, kitabı “tek bir şiir” olarak nitelendirmiştir. Parçalar ayrı ayrı başlıklı gibi dursa da bütünsel bir akış ve tek bir duygusal/melankolik tonda ilerler. Adı, Doğu Perinçek’e göre Dîvânü Lugati’t-Türk’teki “Ay Bitigi”nden (askerlerin ad ve azık defteri) esinlenmiştir; “güz” mevsimiyle birleşince sonbaharın bitiş defteri, hesaplaşma ve veda anlamı taşır. Biçimsel çeşitlilik (düzyazıdan beyite, şarkıya) kitaba zenginlik katar. Şiirler genellikle kısa, yalın ve imgelerle örülüdür; gösterişli imgelerden ziyade suskunluklar, eksiltiler ve sezdirme ağır basar. Temalar Aşk, Ayrılık ve Yalnızlık: Kitabın kalbi burada atar. Şiirlerin çoğu “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni” dizesiyle biter. Bu nakarat, sevgiyi basit anlara (bir çay içmek, bir bakış, bir yürüyüş) indirgerken aynı zamanda derin bir pişmanlık ve kabulleniş taşır. Zaman, Ölüm ve Veda: Sonbahar (güz) metaforu hâkimdir; sararan yapraklar, soğuyan hava, bitiş hissi. Şair adeta kendi şiir serüvenine ve hayata veda etmektedir. Melankoli dinginliğe, kabullenişe evrilir. İnsan İlişkileri ve Varoluş: Günlük hayat imgeleri (banliyö treni, çay, sokak, nalburlar) üzerinden evrensel duygular işlenir. Yalnızlık “ovanın düz oluşu gibi” yalın ve kaçınılmazdır. Kitap, İkinci Yeni’nin imgeci, yenilikçi dilinden uzaklaşarak daha olgun, daha doğrudan ama hâlâ derin bir üsluba
Güz BitigiCemal Süreya · Can Yayınları · 2020946 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Altı Harfli Bir Tatlı Bu kitabı okurken gerçekten kendimi bir ailenin salonunda oturuyormuş gibi hissettim. Hani çaylar konmuş, herkes aynı odada ama kimsenin içi tam olarak birbirine açık değil ya… İşte tam o atmosfer. Çok tanıdık, çok bizden. Dışarıdan bakınca sıradan bir aile gibi görünüyorlar ama sayfalar ilerledikçe o suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin altında neler saklı olduğunu fark ediyorsun. Küçücük bir sözün yıllarca nasıl taşındığını, bir bakışın bile insanın içinde nasıl iz bıraktığını anlatıyor. O “altı harfli tatlı” aslında sadece bir şeyin adı değil; sevilmek, kabul edilmek, anlaşılmak… Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. En sevdiğim tarafı şu oldu: Kimse tamamen suçlu değil, kimse tamamen masum değil. Birine kızıyorsun, sonra onun içini görünce yumuşuyorsun. “Tamam ya, o da böyle büyümüş” diyorsun. Bu da kitabı çok gerçek yapıyor. Çünkü gerçek hayatta da böyle değil mi zaten? Sermin Yaşar’ın dili yine çok sade ama o sadeliğin içinde kocaman duygular var. Bağırmıyor, dramatize etmiyor ama bir cümleyle kalbine dokunuyor. Ben okurken kendi ailemi düşündüm, çocukluğumu düşündüm.. Bitirdiğimde böyle tatlı bir hüzün kaldı içimde. Çok ağlatan bir kitap değil belki ama insanı içten içe yakalıyor. Gerçekten samimi bir aile hikâyesi okumak istersen, hiç düşünmeden öneririm. #altıharflibirtatlı #şerminyaşar #cansununkitapligi #reels #books
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Emanet Bu kitabı öyle çok sevdim ki şimdi size de anlatmaya geldim, lütfen okuyun olur mu ? Bazen bazı kitaplar vardır, okurken hikâyeden çok duygular kalır insanın içinde. İşte bu kitap benim için tam olarak öyle oldu. Sayfaları çevirdikçe sanki biri karşıma oturmuş da bana hayatının en kırılgan, en gerçek yanlarını anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyenin merkezinde geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadın var. Yasemin.. Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlıklar, kayıplar ve yarım kalmış duygularla yaşamaya çalışırken bir gün karşısına çıkan küçük bir el yapımı kutu her şeyi değiştirmeye başlıyor. Bu kutu aslında geçmişten kalan bir emanet… İçinde sadece eşyalar değil; mektuplar, hatıralar ve yıllarca dile getirilememiş duygular saklı. Kutuyu açtıkça yalnızca geçmişin kapıları aralanmıyor, aynı zamanda ailesiyle, hayatındaki insanlarla ve kendi benliğiyle olan bağlarını da yeniden sorgulamaya başlıyor. Her sayfada biraz daha geçmişe gidiyoruz; kayıplara, özlemlere ve insanın kalbinde sessizce taşıdığı o duygulara. Kitabı okurken sık sık durup düşündüğüm oldu. Geçmişimiz gerçekten geride mi kalıyor, yoksa bir şekilde hep bizimle mi geliyor? Yazar bunu öyle sade ama içten anlatmış ki bazı cümlelerin altını çizmemek gerçekten zor. Ben bu kitabı okurken hem biraz hüzünlendim hem de içimi tuhaf bir sıcaklık kapladı. Sanki insanın kalbine yavaşça dokunan, sessiz ama etkili bir hikâye gibi. Kısacası ben çok sevdim ve gerçekten gönülden öneriyorum. Eğer duygusu olan, insanın içine işleyen hikâyeler okumayı seviyorsanız bu kitabı mutlaka listenize ekleyin derim. Bence uzun süre akılda kalan kitaplardan biri. @bigeguvenkizilay #cansununkitapligi #kitap #emanet #okudumbitti #books
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 20211,003 okunma