Varis

Varis

8.4/10
152 Kişi
·
279
Okunma
·
53
Beğeni
·
4.237
Gösterim
Adı:
Varis
Tam adı:
Varis Yolçuyev Musa oğlu
Unvan:
Azerbaycanlı yazar, gazeteci
Doğum:
Sumgayıt, Azerbaycan, 7 Haziran 1966
Varis YOLÇİYEV 7 Haziran 1966 yılında Sumgayıt şehrinde doğdu. 1990 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesini bitirdi. 1991 yılında "168 saat" gazetesine baş editörlük, 1993 yılında "7 gün" gazetesine editörlük yaptı. 1995 - yılında Azerbaycan Devlet Televizyonu'nun "Gece kanalı" programının kurucularından olup. 2004 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanının İşler Kurulu'nun "Azerbaycan" yayınevinin baş editör atandı. 2007 yılında "Azerbaycan Televizyon ve Radyo Programları" QSC-de ( Hyper ) Periyodik Yayınlar ve Sosyolojik Araştırmalar Bölümünün Müdürü atandı. Ayrıca Azerbaycan'da ilk "TV plyus" milli yayıncı dergisinin baş editörüdür. Azerbaycan'da ve yabancı ülke mətbuatlarında yüzlerce makalesi çıkıp, 2001 - 2005 yıllarında peşpeşe 5 kez çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından ("European Market Research Center", "Editorial Ofice" vb.) medya ödüllerine layık görüldü. Çeşitli yıllarda "Dan yıldızı" yüksek gazetecilik ödülüne, "Yılın en iyi editörü" ödülünü almıştır. On sekiz kitabın ("Asıl insan hakkında", "Azerbaycan Cumhurbaşkanı", "Azerbaycan gençliği - Azerbaycan'ın geleceği" vb.) Editörü oldu. Halk yazarı İsmail Şıxlın ın tanıtımı ile ilk hikayeleri "Yıldız" dergisinde yayınlanmıştır.90'lı yıllardan başlayarak ise onun edebi basında diğer hikayeleri ("Bir avuç toprak", "Tenha yalquzağın masalı", "Ebedi aşk destanı", "Sabah asla açılmayacak", "Sana inanıyorum", "Yol ayrımında kayar kalanlar") ışık yüzü gördü. İlk sanatsal kitabı ("Sonuncu ölen ümidlərdir") 2008 yılı Kasım ayında yayınlanmıştır. 2009 yılında yazarın "Bir avuç toprak", 2010 yılında "Sana inanıyorum", 2011 yılında "Yetmiş yedinci gün" adlı sonraki kitapları ışık yüzü gördü.
"31 ağustos cumartesi günü,sana telefon etmeyeceğim,dedi.O gün İstanbul'dan Lefkoşa'ya uçan ilk uçağın Ercan Hava Limanı'na inme saatinde,seni hava limanında bekleyeceğim.Çocuklarımı da getireceğim.Onlara,annenizi karşılayacağız,diyeceğim...Hava limanından direk evimize yani senin yeni evine gideceğiz..."
Varis
Sayfa 51
Həyat çox qəddardır. Sən ondan daha çox şey almaq eşqi ilə yaşadıqca günün birində baxırsan ki, o sənin hər şeyini alıb
Aşktır mihrabı yüce göklerin.
Aşksız ey dünya nedir değerin?
Varis
Sayfa 110 - Nizami Gencevi
Buradaki sevimli köşemden, yasemin ağaçlarının karşısındaki beton setten bakınca, her gün boğazın mavi sularında bir o yana bir bu yana hareket eden onlarca gemi görüyorum. Küçük balıkçı gemilerinden tut, beş on katlı dev yolcu gemilerine kadar tüm gemiler sırdaşım oluyor. İçlerinde çocukluk yıllarımda hayal ettiğim, babamı getirecek beyaz geminin benzeri de çok. Onları gözden kayboluncaya kadar izliyor, kaç gemiyi yola saldığımı ben de hatırlamıyorum. Şimdi hiç kimseyi beklemiyorum. Beyaz gemi şimdi bana, sadece acı, keder ve kahırla dolu bir geçmişin hatıralarını getiriyor.

Yakınlarımı bağışlamamak, onlara nerede olduğumu bildirmemek benim hakkım. Bazen onları özlüyorum, onları hatırladıkça, gözyaşı döküyorum. Hayatta, bir yakının olmadan yaşamak ağırdır, yakınların olduğu hâlde onlardan uzak yaşamak da iki daha ağırdır. Annem, babam yaşlandılar. Bacım, kardeşim evlenip aile kurdular, artık çoluk çocuk sahibi oldular. Her biri kendi hayatını yaşıyor. Sadece ben kendi hayatımı yaşayamıyorum. Ben, kendimi mecbur ettiğim mahrumiyetlerin esiriyim.
Bu həsrətli, bu ayrılıq dolu günlərdə ondan ötrü o qədər darıxmışdı ki...
Ən işıqlı sabahların sonu qatı zülmət olduğu kimi, ən böyük sevgilərin də sonu əbədi ayrılıqmış, sən demə...
Herkes, hayatın karmaşıklığında, günlerin çeşitliliğinde yitiyor. Bazıları kendini dost çevresinde bulabiliyor, bazıları aşkta, sevgide.
Bense kendimi yalnızlıkta bulmuşum!
Artık sevgiye yer ayıramayan kalbim, tamamen taşlaşmaktan korkmuyor musun?
Varis
Azerbaycancadan türkceye çevirdim.
Həyatımda önəmli ilklərdən birinə səbəb olan kitab. Önyargıları aşmaqda, fikrən humanistləşməkdə kömək edir insana. Oxunmağı məsləhətdi.
Bilge bir Hindû, hayatın gerçeklerini kavratmak istediği torununa şöyle der:
- Her insan, kendi içinde bir savaş yaşar. Bu savaş, aslında insanın içindeki iki canavarın savaşıdır. O canavarlardan biri kötülüğü, nefreti, yalanı, kıskançlığı, ihaneti yani; “şer”i,.diğeri ise iyiliği, sevgiyi, doğruluğu, cömertliği, sadakati; yani “hayr”ı temsil eder...
Dedesini dikkatle dinleyen küçük Hindû, onun sözlerinden çok etkilenir ve merakla sorar:
- Bu savaşı hangi canavar kazanır dede?
Bilge Hindû, bir hayli düşündükten sonra, torununa şöyle cevap verir:
- Sen, içindeki canavarlardan hangisini besliyorsan, bu savaşı da o kazanır!
Doğum günümde hediye olunmuştu bu kitap. Fakat okumaya geç başladım. Bestseller olmağı hakettiğini söyleyemem. Kitabın ilk kısmı sıkıcı geldi. İkinci kısım birinciye kıyasla daha ilgiçekiciydi. Nailenin teker teker kendine düşman bellediği insanlardan intikamını alması kısmını beğendim. Belki de kitabın bir tek o kısmını severek okudum. Romanda en sevmediğim karakterse İlgar. Hiç bir işi-gücü olmayan, gününü içki ve karı kızla geçiren hiç bir şeyden memnun olmayan, hem de eski kız arkadaşını kullanıp bir kenara atıyor ve zengin bir kızla evleniyor. Aynı "eski Yeşilçam filmlerinde olduğu gibi". Doğrusu bu iki kızın da neden böyle bir serserinin peşinden koştuklarını anlamak zor. Romanın öncesinde mantıken iyi düşünemeyen Nailenin ikinci kısımda nasıl kurnazca planlar yapmasını 8 yıl içindeki hayat tecrübesi olarak nitelendiriyorum.
Kitabı biraz korkarak elime aldım. Yazarın bir başka romanını okuyup etkilenmiştim. Sarsıcı ve üzücü bir hikaye idi. Bu romanda da hüzünlü bir konu olacak diyordum. Haklı çıktım, roman akışında artık ilerlerken gerçekleşeceği kendini belli eden kötü olaylar ha bu sayfada karşıma çıkacak ha öbür sayfada diye bir kalp çarpıntısı ile okudum. Etkileyici bir konu iki farklı dönem ve üç farklı mecrada işlenmiş, beni korkutan kötü olayların bir çoğu maalesef gerçekleşti romanda ancak yine de bir umut ışığı hep vardı. Bu da en zor anlar için bile insana dayanma gücü veriyor.
Varis Yolcuyev Azerbaycan da ödül almış bir yazar bu nedenle kitabını merak ettim.İyiki almışım da ,tüh neden aldım da demedim.Okunabilir güzel bir kitap .Hamid ve Gündüz adında iki arkadaşın hayatlarının hikayesi .Gündüz geleneklere bağlı bir ressam Hamid ise zengin bir iş adamı ..İki arkadaşın hayatlarında ki iniş ve çıkışlarında yanlarında olmak isterseniz kısa zaman da heycanlanla okuyabileceginiz gerçek hayat öyküsü..Biraz karışık anlattım sanırım en iyisi alın okuyun ☺
Bu günlerde azerbaycanlı yazar Varis Yolçuyevi keşf etdik. Yazarın romanlarını okeudukdan sonra edebiyyat dünyasında yeni bir «aşk sözcüzü» ile karşı-karşıya olduğumuzu fark etdik».
«Voir Magazine» (Türkiye)
Oxudum varis gozel bir yazardı o birsi kitablari kimide cox maraqlı olmadi niyeyse mövzusunu sevmedim oxuyanda sıxıldım düzü yarisina kimi helede anlamirdım menasinin neden getdiyini.
Kitab çox gözəl idi. O qədər axıcı idiki 2 günə bitirdim. Heç bitməməsini istəyərdim. Haqsızlıqlarla mübarizə aparan Zaur həyatda çox çətinliklərlə üzləşir. Amma hər zaman kişi kimi öz haqlıı yolundan dönmür. Eynən balaca zaur da.

Yazarın biyografisi

Adı:
Varis
Tam adı:
Varis Yolçuyev Musa oğlu
Unvan:
Azerbaycanlı yazar, gazeteci
Doğum:
Sumgayıt, Azerbaycan, 7 Haziran 1966
Varis YOLÇİYEV 7 Haziran 1966 yılında Sumgayıt şehrinde doğdu. 1990 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesini bitirdi. 1991 yılında "168 saat" gazetesine baş editörlük, 1993 yılında "7 gün" gazetesine editörlük yaptı. 1995 - yılında Azerbaycan Devlet Televizyonu'nun "Gece kanalı" programının kurucularından olup. 2004 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanının İşler Kurulu'nun "Azerbaycan" yayınevinin baş editör atandı. 2007 yılında "Azerbaycan Televizyon ve Radyo Programları" QSC-de ( Hyper ) Periyodik Yayınlar ve Sosyolojik Araştırmalar Bölümünün Müdürü atandı. Ayrıca Azerbaycan'da ilk "TV plyus" milli yayıncı dergisinin baş editörüdür. Azerbaycan'da ve yabancı ülke mətbuatlarında yüzlerce makalesi çıkıp, 2001 - 2005 yıllarında peşpeşe 5 kez çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından ("European Market Research Center", "Editorial Ofice" vb.) medya ödüllerine layık görüldü. Çeşitli yıllarda "Dan yıldızı" yüksek gazetecilik ödülüne, "Yılın en iyi editörü" ödülünü almıştır. On sekiz kitabın ("Asıl insan hakkında", "Azerbaycan Cumhurbaşkanı", "Azerbaycan gençliği - Azerbaycan'ın geleceği" vb.) Editörü oldu. Halk yazarı İsmail Şıxlın ın tanıtımı ile ilk hikayeleri "Yıldız" dergisinde yayınlanmıştır.90'lı yıllardan başlayarak ise onun edebi basında diğer hikayeleri ("Bir avuç toprak", "Tenha yalquzağın masalı", "Ebedi aşk destanı", "Sabah asla açılmayacak", "Sana inanıyorum", "Yol ayrımında kayar kalanlar") ışık yüzü gördü. İlk sanatsal kitabı ("Sonuncu ölen ümidlərdir") 2008 yılı Kasım ayında yayınlanmıştır. 2009 yılında yazarın "Bir avuç toprak", 2010 yılında "Sana inanıyorum", 2011 yılında "Yetmiş yedinci gün" adlı sonraki kitapları ışık yüzü gördü.

Yazar istatistikleri

  • 53 okur beğendi.
  • 279 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 251 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları