"Ya akılları başlarında değilken ya da akıllarını kaybettikten sonra mı mutlu olmaktır insanların yazgısı!"
Sayfa 91·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"Duygular hep vardı, ama hep gizlenmek zorundaydı."
Sayfa 146 - Coelho, Paulo. Veronika Ölmek İstiyor. İstanbul: Can Yayınları, 2022. 69. Basım.·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bölüm 4
Duygu odaklı değil kural odaklı bir toplum olmak zorundayız. Eylemlerimizi ve tepkilerimizi duyguların değil, ilke ve prensiplerin üzerine bina etmeliyiz. İlkeler değişime karşı daha dirençlidir. Avrupa’da yardım etme davranışı zaman içinde kolay kolay Aşınmaz. Çünkü bu davranış, doğası değişken ve zamanla aşamaya müsait olan merhamet duygusu üzerine değil, ihtiyacı olana yardım edilir temel ilkesi ve prensibi üzerine kurulmuştur. Bizde ise yardım etme merhamet ve acıma duygusunun belli bir seviyenin üzerine çıkması ile olur. Bu ise emel her şeyin duygularımıza göre belirlendiğini gösterir. Zira duygular aşınmaya, duyarsızlaşmaya ve değişmeye daha müsaittir. Öyleyse suyu baştan kesmemiz gerekmektedir ve sadece kendimizi değil, çevremizde yeniden kodlamamız icap etmektedir. Biz çevremizi kodlamazsak çevremiz bizi koklayacaktır. Bu nedenle; İsrari hayatımızdan cikaracagiz, sadece bir kere teklifte bulunacağız. Üzülme demeyeceğiz sıkma canını demeyeceğiz onun yerine üzülebilirsin sıkılabilirsin bunlar gayet normal diyeceğiz, duyguları önce gözümüzde sonra ruhumuzda küçültüp normalleştireceğiz. Korkma demeyeceğiz korkabilirsin herkes bir şeylerden korkar korku gayet insani bir duygudur ve bizi korur diyeceğiz. Ağlama yeter artık gözlerin yaşını demeyeceğiz ağlayabilirsin bu gayet normal diyeceğiz. Kış varsa kar yağması normaldir. Kar yağınca soğuk olması da normaldir. Sıkıntılı günlerimizi eskisi gibi bir ruh hali beklemeyeceğiz.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
"İnsan yazgısı, payına düşene katlanmaktan, sunulan kaseyi sonuna kadar içip bitirmekten başka nedir ki?"
Sayfa 87·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Bölüm 4
Toplumumuz kural odaklı değil, duygu odaklı bir toplumdur. Sözgelimi bir eş, iş eve geldiğinde o an içinden gelirse canımdır, içinden gelmezse Ahmet der. Duygu odaklılık sürekli duyguları besler. Zira her duygu sebep olduğu sonuçtan beslenir. İstek duygusu bir sonuç yaratırsa yarattığı sonuç aynı zamanda bu duyguyu besler. Böylece duyguları çok güçlü, sürekli duygu baskısı ve basıncı altında iş yapıp eylem üretmek zorunda kalan insanlar meydana gelir. Bu ise duygularla daha fazla boğuş Mak zorunda kalmak demektir. Ünlü bir psikolog, kanalında konuşuyor ve gençleri önerilerde bulunuyor. Arkadaşım, ders çalışırken sıkıldın mı, hemen ara ver diyor. Böylece duygu odaklı olmayı öğretiyor. Ve duygulara karşı iradeleri kırılgan hale getiriyor. Bir çocuk Sıkıldım dedi ve bıraktı, istemiyorum dedi ve bıraktı diyelim. Böyle yapa yapa duygular ve zorlanmalar karşısında pes etmeyi Öğrenir, bir süre sonra ruhsal açıdan kırılgan hale gelir. Duygu odaklı değil, kural odaklı bir toplum olmak zorundayız. En azından ben olmalıyım.
Sayfa 96·Kitabı okuyor