İnsanın doğruyla yanlışı ayırabilmesi gerçeği, diğer varlıklara karşı olan düşünce üstünlüğünün ispatı. Fakat yanlış yapabiliyor olması gerçeği de yapamayan herhangi bir varlık karşısındaki ahlaki yetersizliğinin kanıtı.
Tanrılar dışında kimse, dışarıdan gelmemiş bir düşünceye sahip olmadı. Âdem, muhtemelen zeki biriydi. Fakat kafasının içi dışarıdan gelenlerle dolana kadar, bu ona fayda sağlamadı. En küçücük şeyi bile üstünkörü icat etmeyi başaramadı. İyiyle kötü arasındaki fark kavramının gölgesinden dahi haberı yoktu. Bu fikri dışarıdan edinmek zorunda kaldı Ne o ne de Havva, çıplak dolaşmanın edepsizlik olduğu fikrini oluşturabildi. Bilgi, elmayla birlikte, dışarıdan çeldi İnsan beyni öyle yapılandırılmıştır ki ne olursa olsun, hiçbir şey oluşturamaz. Yalnız dışarıdan sağlanan materyali kullanabilir. Sadece bir makinedir ve otomatik olarak çalışır, irade gücüyle değil. Kendi üzerinde yetkisi yoktur, sahibinin onun üzerinde yetkisi yoktur.
O anda Ada'yı gerçekten sevdiğimi hissettim, özlem duyulan, sahip olunamayan ve artık bir önemi de olmayan bir kadını sevmek tuhaf şeydi doğrusu. Eğer zamanında isteklerimize boyun eğseydi kendimizi nasıl bulacaksak öyle bulduk işte, yani uğruna yaşadığımız kimi şeylerin ne kadar önemsiz olduğunu bir kez daha fark etmek şaşırtıyor insan.