Fakat son yıllarda kendiyle başka bir adamla savaşır gibi savaşmaktan yorulmuştu ve zaman zaman karanlıkta, yüzünü, üretildiği günden beri yıkanmamış yorganla örterek ağlıyordu.
En iyi duygu bir başka insanı kavramakta, ikinci, yabancı bir yaşamın külfetini ve mutluluğunu paylaşmaktaydı. Kucaklaşmalardaki aşksa çocuksu mesut bir sevinçten ötesini vermiyor, insanların birlikte yaşamaya meyledişi problemini çözemiyordu.
Bir sanatçı olarak ruhunda daima iradeyi sıradan zevklerden koparıp alabilecek daha iyi, daha cesur bir letafet bulur ve onu tüm zahiri şeylere yeğlerdi.