Anuaklar bir kişinin reislik konumunu uzun süre devam ettirebileceğine inanmazlar ve açıkçası, maiyetine gerektiği gibi ziyafet veremeyen bir kişi artık desteği hak etmez. Yandaşlarının kendisini terk ettiğini görür. Reise karşı olan ve artık ona saygı duymayan ana bir gruplaşma ortaya çıkar ve reisin karşısına çıkartılan rakip, önceki reislerden birinin oğlu olmak zorundadır.
Anasoyluluk anaerkillik değildir. Soyun kadın üzerinden aktarılması, yönetimin kadınların elinde olduğu anlamına gelmez. Anaerkilliğin bilinen hiç kaydı yoktur ve Tonga gibi anasoylu toplumlarda da erkeklerin egemen olduğunu, kadınlara verilmeyen hak ve ayrıcalıklara sahip olduklarını görürüz.
İnce bir kitap, akıcı. Kitap, bir çocuğun küçük bir tercihle başlayan, bütün hayatını şekillendiren bir zincirlemeyi düşünmesi üzerine kurulu. Bu aslında kelebek etkisi fikrine çok uygun bir yapı.
Ama problem şu:
Yapı güçlü, detaylar zayıf.
Brautigan çoğu zaman atmosferi, karakter derinliğinin önüne koyar; burada da öyle. Fakat bu romanda atmosferin taşıdığı yük, hikayenin gücünü karşılayacak kadar yoğun değil. Sonuç:
Okurda “daha fazlası olmalıydı” hissi oluşturuyor o nedenle. Her zamanki ince, nüktedan mizahını seviyorum yazarın. Kötü değil, sadece beklentim çok yüksekti.