Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Durmaksızın düş kurarak yapılmadık iş bırakmam; karşımda konuşan kişinin yüzündeki mimikleri en ince ayrıntısına kadar yakalarım.Cümlelerindeki milimetrik sapmaları farkederim. Ne var ki duyduğum halde aslında onu dinlemez bambaşka şeyler düşünürüm ve aramızda geçen konuşmadan en az anımsadığım o sırada sarfedilen sözler olur; hem onunkiler hem Benimkiler... İşte bu yüzden bir ettiğim lafı bir daha eder cevabını aldığım soruyu tekrar sorarım sık sık. buna karşılık sonradan aklından uçup giden bir şeyi söylediği sırada Karşımdakinin yüz hatlarının gerilişini ya da daha önce anlattığımı unuttuğum bir hikayeyi anlatırken beni yalnızca gözleriyle dinleyişini, fotoğrafını çekmiş gibi üç dört sözcükle tarif edebilirim... iki kişiyim ben İkisi de ortalarındaki mesafeyi koruyor, aralarında hiçbir bağ olmayan siyam ikizleri bunlar.
“oynamak istemiyordum, ama oynamak zorunda hissettim kendimi. iyi biri olmak, benden daha kötü birine yardım etmek… mezarlığa gide gele kazanılan meleksi ve mermersi bir iyilik… fillerden önce çıkarılan atlar. piyon fedaları. kabul edilmeyen vezir gambiti. hayat devam eder. bazı çiçekler susuzluğa ve unutulmaya dayanır. hayat her zaman devam eder, bunu herkes bilir.”
"biz erkekler uzun süren şeylere dayanamıyoruz, bunun için satranç oynuyoruz, diye düşündüm. evet saatler sürdüğü olur bir satranç maçının ama yine de ölümden, terk edilişten daha kısa sürer, hele bir de rakibin tuzaklarına bilerek düşerseniz.."