Eğer kitabı henüz okumadıysanız cok şanslısınız.
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok."
Sanıyorum bu kitabın çıkış noktalarından biri de bu cümledir. Selim oldukça entelektüel, hassas bir tutunamayandır. Tutunamayan diyince romanda da belirtildiği üzere "ezik, zavallı" gibi kavramlar gelmesin aklınıza. Tutunamayan, kitaba göre; hayatın ritmine bir türlü ayak uyduramamış, hayalkırıklıkları olan ve sonunda da çıkış yolunu seçmiş bir merhumun öncülük ettiği, yani Oğuz Atay'ın taksonomik tanımıyla "Disconnectus erectus"tur. Turgut Özben ve Selim İşık ikilisine bir de Günseli eklenecektir...
Bu kısımdan sonrasi için ne desem spoiler:)