“Susuyorduk gene, susacaktık; dağ hangi boşluğumuzu dolduruyor, susmak bizi nereden eksiltip nereye birikmiyor ve bu sis hangi çıplaklığımızı örtüyor, hiç bilmeyecektik.”
“Gene de sevmiştim sokakları. İnsan onları gezip dolaştıkça, yaşamın değişebilirliğine daha çok inanıyordu. Hatta uzaktan uzağa da olsa, öteki insanlarım varlığına yaslanıp kendi varlığını, yalnızlığını ve tekdüzeliğini yeniden kavrıyordu.”