Çeviri…? Biraz zorlaştırmış işleri…
6/10
·440 syf.·
2025 79. kitabı
Çeviri ile ilgili -sanki- bazı şiirlerde bir gariplik varmış gibi duruyor. Ana fikir değişmemiş olmasına rağmen incelikli okuma için ikinci kitap olur. Önce Faruk Uysal okumak E. E. Cummings hakkında daha sağlam fikir edinmenizi sağlayacaktır.
E. E. Cummings Şiirleri, Yazıları ve Çizimleri (1913-1962)E. E. Cummings · Ketebe Yayınları · 201933 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2022 48. kitabı
Oruç Aruoba bile "İle"yi Le Corbusier'nin bu motif hakkında bulunduğu kupkuru modernist bir yorum ile açmış. Yorumun şaşırtıcılığı yazarının bu motifi "kaçınılmaz" olarak görmesinde, ve neredeyse matematiksel ve fiziksel bir kanun olarak belirdiğinden bahsetmesinde. Gerçekten de bir "ile"yi, "en arı ç e l i ş k i" olan ilişkinin geometrik olarak betimlenmesinde daha uygun bir biçem görünmüyor. Arzu ve yaşam birbirini bu kadar hırpalarcasına itip çektiği sürece, çapının sürekli daraldığı (ya da genişlediği) bir yörüngenin göze görünür hale gelmesi (Dolunaya kaç akşam kaldı?), sanatçının elinde yontulur hale gelmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bir volüt, evrenselliği ya da süresizliği dışında, bilince en içkin edimlerden birisini de ifşa eder: arzunun dindirilmesinin kasten iptali (Ne çıkar kaç akşam kaldığından dolunaya - Bu karanlık anı çalarken sorduk mu zamanı?). Aruoba'nın tüm metni boyunca bir volütün, bir yörüngenin güzergahı doğrultusunda ilerlediğinizi, görünmeyen, bilinmeyen, ismi dahi anılmayan bir "diğeri"nin de sizinle simetrik olarak aynı doğrultuda ilerlediğinizi hissedebiliyorsunuz. Alıntıların kurnazlığı (ya da apaçıklığı) sanki uzun zamandır derlenen bir koleksiyonun açılışına davet edildiğinizi gösterir: "but that when light fails and this sweet profound Paris moves with lovers,two and two bound for themselves,when passionate dusk brings softly down the perfume of the world (and just as smaller stars begin to husk heaven)you, you exactly paled and curled with mystic lips take twilight where i know: proving to Death that Love is so and so. e.e.cummings SONNETS-REALITIES III, CHIMNEYS, Tulips & Chimneys (1922) ama ışık yitince ve bu tatlı derin Paris dolunca aşıklarla, ikişer ikişer kendilerine yönelmiş, günbatımı tutkuyla getirince yumuşakça kokusunu
İleOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20184,438 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·112 syf.·
2025 26. kitabı
Kitabı kimler okumasın? “Kuvvetli bir olay örgüsü olmazsa olmazımdır” diyenler “Ben öyle durgun karakterler sevmem, NBC filmlerinde de içim şişiyor zaten” diyenler “Benim öyle yalnızlıkla falan işim olmaz, kendi kendime kalıp düşünmeyi de sevmem, kalabalık seviyorum ayol” diyenler şimdi kalanlarla yola devam :) Thomas Wolfe “yitik kuşak” yazarlarından. Amerikalı yazar Getrude Stein’in Hemingway’e “siz yitik bir kuşaksınız” demesiyle bu adı almışlardır ve Hemingway’dan başka Ezra Pound, T. S. Eliot, e. e. cummings, John Dos Passos, William Faulkner, F. Scott Fitzgerald da bu dönemin yazarlarındandır. Bu yazarlar, birinci dünya savaşı sonrasında ilk eserlerini üreten yazarlardır,bu büyük savaş inançlarında, varoluşlarında büyük tahribatlar yaratmıştır. Benliği paramparça olmuş bireyin kendini tekrar var etme çabası, Amerikan edebiyatında bir dönüm noktası bir Rönesans olmuştur. Gelelim Thomas Wolfe’a ve kitabına. Kitabımız 9 öyküden oluşuyor. “Şimdi yalnızlık hakkında, kardeşim hakkında yazar gibi yazıyorum, gerçekten öyle. Onu gerçek şekline sadık kalarak öyle bir resmedeceğim ki okuyan biri bundan sonra yalnızlık ona geldiğinde, gözünden tanıyacak.” diyor yazarımız ve başlıyor hikayeler. Yalnız ve kaybolmuş bireyin izlerini sürüyorsunuz bu karakterler . Bir arayış içinde hepsi. Adeta bir fotoğraf karesine sığdırılmış gibi bir anıya hapsolmuşlar , kafalarının içinde tekrar tekrar yaşıyorlar geçmişi, geleceği kafalarının içinde şekillendiriyorlar. Bu düşten gerçek hayata geçtiklerinde bir hayal kırıklığı bekliyor onları. Onlara kalan her seferinde o derin yalnızlık oluyor. Wolfe’un karakterleri onun deyimiyle “kendini kalabalıkların ortasında hayatın akıp gittiği caddelerdeki bir atom gibi yalnız ve yitik hisseder. bedenen kalabalıklar içinde oldukları doğrudur,
Yalnızlığın AnatomisiThomas Wolfe · Holden Kitap · 2024203 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 10. kitabı
İlk kez okudum bu şairi. Çok beğenmedim sanırım.. Çeviriden kaynaklı da olabilir, yabancı şairleri beğenmek de zor, çok ayrı havaları oluyor çünkü. Bi kopukluk bi anlamsızlık vardı. Bir daha okumam bu yazardan...
Seçilmiş 100 ŞiirE. E. Cummings · Hece Yayınları · 201736 okunma
Puan vermedi·81 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 13:55
Vüsat O. Bener'den okuduğum ilk kitap. Hem yazarı hem de eserlerini tanımam bakımından vesile oldu. Nurdan Gürbilek'in Örme Biçimleri adlı eserini okurken - hiç tanımadığım bir yazar olan - Gombrowicz bölümünde bu yazarın etkilerini Vüsat O. Bener'in Bay Muannit Sahtegi'nin Notları'nda görmek mümkün gibi bir dipnot vardı. Tabii ben de merakla hem de Bener'i hiç okumamış biri olarak bu durumu fırsata çevirip eseri okudum. . Öncelikle dikkatimi çeken ilk şey yazarın dili oldu. Bilmiyorum başka kitaplarında da böyle ayrıksı bir dil kullanıyor mu ama epey değişik kelime vardı eserde. O kelimelerden örnek vermeden önce eserde yaşamdan alınan parçaların zaman zaman bilinç akışı tekniği ile okura sunulduğunu da söyleyeyim. Bu tekniği Orhan Koçak, Virgül dergisinde "iç konferans tekniği" olarak adlandırmış. . Yukarıda değişik kelimeler ve yazım şekilleri demiştim. Biraz onlara örnek vereyim. "öldürgen, burnubüyüklük, dural olmak, ileneyim, taşıllaşır, susku öncesi, aygın gündüz, saymaklığım, ilezeliğime mask geçirme telaşı, köpeksi gülüşümler, iğvasına kapılmak, kızagülüyor gibi, büyümsenir tutku, sataşkanlıklar, göğsümdeliğini duyuruyor bana, buyrukkuluymuşumcasına, iyiltmeyen tuzsularına boğulacağını... . Muannit inatçı, Sahtegi de sahtelik yalan anlamına geliyor. Yani inatçı sahtelik mi, sahte inatçı mı nedir bilemedim ama isminin ilgi çekici olduğu aşikar. Ana karakter Bay Muannit Sahtegi, günlüklerinde çevresindeki insanları, olayları ve kendi iç dünyasını ironik bir bakış açısıyla ele alıyor. Toplumun çelişkilerini ve bireyin yalnızlığını keskin bir dille işlerken, mizahi bir üslup kullanıyor. . Kitap bizi, Bay SAHTEGİ'den FATOŞ'a sözü karşılıyor. Ve ardından E.E.Cummings'e ait dizeler: (bilmiyorum nedir bu sende olan, bu kapayan / ve açan; yalnız anlıyor içimde birşey /
Bay Muannit Sahtegi'nin NotlarıVüs'at O. Bener · Yapı Kredi Yayınları · 2018674 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2024 23. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2024 20:43
Beni dinleyin ,hemen yanımızda acayip bir evren var : Hadi gidelim ! (e.e.cummings) Uzay ,yıldız ,zaman ,fizik ,evren tüm bunlar ilginizi çekiyorsa bu kitap kitaplığınızda olmalı. Fizik formüllerine girmeden sade bir dille fiziğin uzay boyutunu ele alıyor . Yazar ,hiperuzayın erken tarihleriyle başladığı anlatımına olağanüstü koşullar altında uzayın yırtılıp parçalanana kadar esneyebilmesi olasılığını ele alarak devam ediyor. ️ En son görselde eklediğim Nasa nın en son yayınladığı karadelik görselidir .Bir diğer teorinin karadelik içinden paralel evrene geçilebiliceği ki deneysel olarak mümkün görünmüyor en azından şuan .Çünkü fizikte kesin budur denilmez ,her zaman açık kapı vardır. ️ Peki karadelik nedir ? Yıldızlar da doğar ,büyür ,ölürler .Kimi yıldızlar kütlesel olarak devasa büyüklüktedirler . Ve içindeki füzyon tepkimeler yani enerji kaynakları tükendiğinde kütle çekimlerine yenik düşerek içe çökme başlar ve devasal içinde dünyaları yutacak büyüklükte dev çukur olur .Bu delik o kadar güçlüdür ki ışık bile kurtulmaz . Karadelikler merak konusu olmaya devam edecek belli ki uzunca bir süre .Çünkü çok uzakta değil 1.500 ışık yılı uzakta bir komşu karadeliğimiz var Ve bir ihtimal bilim insanları dünyanın sonu hakkında bu komşumuzun da payı olacağını söylüyor .Tabi bizler komşumuzdan önce davranmazsak . Çünkü şuan masum kalıyor karadelik . Kitabın son bölümlerinde dünyanın sonu ile ilgili çok fazla teori var .
HiperuzayMichio Kaku · Odtü · 202173 okunma