Erich Fromm, günümüz insanının artık kilise yahut ahlaki kuralların yetkesi altında değil, kamuoyu gibi "anonim otoriteler"e bağlı yaşadıklarını belirtmiştir. Otorite halkın kendisidir fakat bu halk aslında yalnızca başkalarının kendisinden neler beklediğini öğrenmek için kendi radarını kullanmaya çalışan çok sayıda bireyden oluşmaktadır.
İşlevsel olmayan ve dolayısıyla hastalıklı tüketim, sahip olmaya benzer. Her iki deneyim de insanın üretken gelişimini zayıflatır, hatta yok eder, onu canlılıktan mahrum bırakarak bir "şey" e dönüştürür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı öldü mü?" Günümüzde asıl soru Tanrı'nın ölüp ölmediği değil, insanın ölüp ölmediğidir; insanın tüm içsel canlılığını yitirmiş pasif, boş, yabancılaşmış bir homo consumens'e indirgenip indirgenmediğidir. Ve gerçekten insan öldüyse, o zaman inananlar ve inanmayanlar arasında geçen teolojik konuşmaların veya diyalogların hiçbir değeri yoktur. "Ölüler, artık RAB'be övgüler sunmaz," diyor Mezmur (115:17) ve ben bunun yalnızca gerçek ölüler için değil, aynı zamanda içsel olarak ölenler, tamamen pasifleşmiş ve yabancılaşmış insanlar için de geçerli olduğunu düşünüyorum. Bu insanlar Tanrı'dan söz etseler de etmeseler de O'nu övemezler çünkü Tanrı'yı överek kendilerini ifade edebilecek bir tutuma sahip değildirler.
İnsan kendini bir homo consumens'e (tüketen insan) dönüştürdü. O, doymak bilmez ve pasiftir, içsel boşluğunu sürekli ve giderek artan tüketimle gidermeye çalışır; sigara, içki, seks, film ve seyahatin yanı sıra eğitim, kitap, ders ve sanat da tüketir.
Fromm'un sabah eşinden önce kalktığında eşi Annis'e yazdığı mesajlardan biri:
"Güzel Sevgilim, seni öyle seviyorum ki canım yanıyor, ama bu acı, tatlı ve harikulade. Onu uykunda hissetmeni dilerim."
İnsan kendini bir homo consumens'e (tüketen insan) dönüştürdü. O, doymak bilmez ve pasiftir, içsel boşluğunu sürekli ve giderek artan tüketimle gidermeye çalışır; sigara, içki, seks, film ve seyahatin yanı sıra eğitim, kitap, ders ve sanat da tüketir.
Sayfa 145 - Say Yayınları 1.Baskı 2024·Kitabı okudu