Bilim
"Kuantum dolanıklığı, iki veya daha fazla parçacığın birbirleriyle bağlantılı hale gelmesi durumudur" Kara madde ile kara enerjinin birbirine oranları aynı zamanda evrenin gelecekteki tarihi hakkında da bilgi vermektedir.Eğer kara enerji baskın olursa evren büyük parçalanma ile son bulacak,eğer kara madde daha yüksek oranda çıkarsa evren kendi içine çökecek,son olarak bunların oranı birbirlerini dengeleyecek şekilde çıkarsa evren düz evren olan bir süreçte, genişlemeye devam edecektir. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kuantum fiziğinde nedensellik çalışmaz. Her olayın belli bir nedeni yoktur. Olurlar sadece. Bizim kafamızdaki nedensellik kavramı çok eskiden kalan bir şartlanmadır. Aristoteles her şeyin bir ilk nedeni olması gerektiğini söylüyordu. Neden öyle olsun ki ? Fizikteki yasalar bile aslında bir simetri Kırınımı sonucu ortaya çıkarlar. Çünkü tamamen simetrik evrende hiçbir şey meydana gelmez. Aslında fizikte hiçlik de yoktur, hep bir varoluş vardır. Bu varoluş sırasında ne olacağı tamamen rastlantısaldır.. ((Cern ve büyük patlama//Kerem cankoçak)) Kütle,bir enerji biçimidir.Daha ağır kütleli parçacıklar elde etmek için,düşük kütleli parçacıklar çok büyük kinetik enerji kazandı rılacak,hızlandırıcı üzerinde bulunan dedektörlerin içlerinde çarpıştırılır.Bir parça çığın momentumu,dalga boyu ile ters orantı lıdır.Parçacık hızlandırıcıları,bir parçacığın momentumunu arttırmak,dalga boyunu azaltmak için kullanılır.Dalga boyu ne kadar küçük olursa,hedef hakkında o kadar çok bilgi edinilebilir.Hızlandıcıda,çarpıştırılan parçacıklar kazandıkları kinetik enerji ile yeni parçacıklar oluştururlar.Bu sayede ağır kararsız parçacık yaratılabilir ve özellikleri incelenebilir,parçacık bozunum ürünleri incelenerek bunlardan parçacıkların
Einstein’ın da formülünde belirttiği gibi E=MC2, enerji maddeye eşittir. Ve her şey enerji ile var olur.
Reklam
Albert Einstein’ın kızı Lieserl'e mektubu
“İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum. Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar. _Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var._ Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor , evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı. *Bu evrensel güç SEVGİDİR.* Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular. *Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.* _Sevgi yer çekimidir,_ çünkü insanların birbirine çekim hissetmelerini sağlar. _Sevgi kuvvettir,_ çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir. Sevgi için yaşarız ve ölürüz. _Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir._ Bu güç her şeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir. Çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz. Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım. Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: *sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur.* İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekte ki başarısızlığından sonra _kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur._ Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, _sevgi tek ve
Einstein ın ölümü Modern cerrahide kesinlik söz konusu değildir bir olasılık bilimidir bu olasılık ve riskleri göz önüne alan hasta zira ameliyata giren hasta şu olasılıkları dikkate alır ölme olasılığı ameliyatın yan etkileri yani vücutta meydana getirebileceği yaralanmalar ve vücuttaki oluşturabileceği tahribat unutulmamalıdır ki her ameliyatta şu riskler mutlaka bulunur ölüm riski tahribat ve tamamen iyileşme misal safra kesesinin ateşi beraberinde getirmesi olasılığı varken yüksek ateşli birinin safra iltihabına yakalanmış olma olasılığı düşüktür modern cerrahide kesin bir evet veya hayır değil az yada çok başarı söz konusudur yani her ameliyat risklidir onun için canına kıymet veren insanlar hastaneye ağrı ne zaman dayanılmaz hale gelirse o zaman gitmeyi tercih eder ve ameliyat her zaman için en son tercihtir can boğaza gelmeden hasta ameliyat riskini göze almaz ve cesaret etmez Albert Einsteinde bir safra ve karın atardamarında büyük bir ağrı hissedince doktora gitmeyi tercih edecekti herkes gibi hastalığı hayatiydi ve geçirdiği ameliyat sonucunda uzun süre yaşamıştır Karındaki büyük atardamara aort adı verilir vücudumuzun en büyük damarıdır göğüs boşluğundan dikey olarak aşağı iner karın bölgesine geldiğinde aorta abdominalis karın ana damarı denir iki santimetre genişliğindedir aort duvarının sağlamlığı hasar gördüğü zaman kan damarı yavaş yavaş şişer damar duvarında oluşan yarıklar ve akan kan şiddetli ağrıya neden olur acele tedavi yapılmadığı takdirde atardamar ve anevrizma da yırtılmalar saniye meselesidir cerrahlar yün ören ninelerimiz gibi tek bir iplikte çok güzel sanat eserleri ortaya çıkartırlar ya ölüm ya da şifa sunar elleri çoğu hasta yanlış tedavi ile onulmaz kapanmaz yaralarla ilk kez tanışırken doktorlar sayesinde şifa bulan insan sayısı çoktur
Duygu ve Düşünce
Belki bir gün ışınlanırız çok uzaklara
Yazar kitapta deney tüpüne alınan fotonların vakumu alındıktan sonra tüpe dna konulduğu zaman düzensiz fotonların belli bir düzene girdiğinden bahsetmekte.Fotonlar hakkında bir çok deney yapılmıştır ve halen çözülmeyi beklemektedir.Belki bir gün insanoğluda ışınlanarak çok çok uzak yerlere seyahat edebilir ne dersiniz.Ama daha kuantumuda çözmemiz gerekiyor Işığı olan parçacıklara foton diyoruz.Fotonlar cisim değildir.Kütlesi olanlar cisimler ışık hızına ulaşamazlar.Fotonların kütlesi yok böylece saniyede 300 bin km.hıza erişiyorlar.E=MC2 ise kütlesi olmadan nasıl enerjik oluyorlar.Fotonlar frekansa bağlı olarak enerji ve momentum taşırlar.kendileri elektrik yükü taşımadığı için elektrik yükü olan parçacıklarla iletişime girerler.Foton elektromanyetik radyasyonun en küçük ayrık miktarı veya kuantumudur ve ışığın temel birimidir.Kütle ve durağan enerji eksikliğine rağmen fotonlar elektrik yükü göstermedikleri ve spin-1 parçacıklar olduğu için temel parçacıklar olarak kabul edilirler,bu da onları bozon yapar.Fotonun yapısı halen bilinmemektedir.Bing bang teorisine göre fotonlar patlamanın ilk saniyelerinde foton çağında yaratıldı.Ve daha milyarlarca çarpı yıl var olacaklar.
Enerji Yok Olmaz e=mc2
Enerjinin korunumu mutlak bir yasadır ve yine de her gün gözlemlediğimiz şeylere aykırı gibi görünmektedir. Kıvılcımlar, ısı üreten bir yangın yaratır; daha önce orada olmayan belirgin bir enerji. Bir pil güç üretir. Bir nükleer bomba bir patlama yaratır. Ancak bu durumların her biri, basitçe enerjinin form değiştirmesidir. Evrenin genişlemesinin hızlanmasına neden olan görünüşte paradoksal karanlık enerji bile, göreceğimiz gibi, bu kurala uyar. Termodinamiğin birinci yasası olarak da bilinen enerjinin korunumu yasası , kapalı bir sistemin enerjisinin sabit kalması gerektiğini belirtir; dışarıdan bir müdahale olmadan ne artabilir ne de azalabilir. Evrenin kendisi kapalı bir sistemdir, bu nedenle var olan toplam enerji miktarı her zaman aynı olmuştur. Ancak enerjinin aldığı formlar sürekli değişmektedir. Potansiyel ve kinetik enerji, lise fizik derslerinden aşina olduğumuz en temel formlardan ikisidir: Yerçekimi potansiyeli, bir tepeye itilen ve aşağı yuvarlanmaya hazırlanan bir kayanın depolanmış enerjisidir. Kinetik enerji, yuvarlanmaya başladığında hareketinin enerjisidir. Bunların toplamına mekanik enerji denir. Sıcak bir nesnedeki ısı, hareket halindeki atomlarının ve moleküllerinin mekanik enerjisidir. 19. yüzyılda fizikçiler hareket eden bir makinenin ürettiği ısının, makinenin brüt mekanik enerjisinin atomların mikroskobik mekanik enerjisine dönüştürülmesi olduğunu fark ettiler. Kimyasal enerji, moleküler kimyasal bağlarda depolanan başka bir potansiyel enerji biçimidir. Koşmanızı ve zıplamanızı sağlayan, vücut hücrelerinizde depolanan bu enerjidir. Diğer enerji biçimleri arasında elektromanyetik enerji veya ışık ve nükleer enerji bulunur; atomlardaki nükleer kuvvetlerin potansiyel enerjisi. Çok daha fazlası vardır. Albert Einstein'ın ünlü E = mc2'sinin
Reklam
Reklam