Ders ilerledikçe, Einstein’m ünlü E=mc2 denklemiyle maddenin bir çeşit enerji olduğunu öne sürdüğü Özel Görelilik Teorisi yüzünden kendimizi derin kuyuların ta en dibinde bulduk; bu teori CERN’deki yepyeni Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nı anlatan gelecek bölümde oyuna dâhil olacak. Tek bir damlası orta ölçekli bir semt tiyatrosundaki tüm izleyicileri öldürmeye yeterli olacak ölümcül zehirler sentezledik. Yıldızların ve galaksilerin nasıl oluştuğunu (daha fazla bilgi için bkz. Bölüm 3 ), ayrıca volkanların, depremlerin ve küresel ısınmanın nedenlerini (bkz. Bölüm 7) öğrendik. Bu kitapta sizinle küçükbir hazine niteliğindeki bilgileri, yani bilim dünyasının en önemli isimlerinden oluşan naçizane karışık kasetimi paylaşmak istiyorum.
Dharma veya Dhamma olarak bilinen bu öğreti Budistler tarafından doğanın evrensel yasası olarak bilinir. Tıpkı modern fizikte e'nin hep mc2'ye eşit olması gibi, "acı arzudan doğar" kuralı her zaman ve her yerde geçerlidir. Budistler bu yasaya inanan ve bunu tüm faaliyetlerinin dayanak noktası yapan insanlardır. Tanrıya inanç ise onlar için fazla önem taşımaz. Tektanrılı dinlerin ilk prensibi şudur: "Tanrı vardır. Benden ne istiyor?" Budizmin ilk prensibi ise "Acı vardır. Acıdan nasıl kaçınabilirim'dir.
Albert Einstein E=mc2'yi ortaya athğında, hiçbir fizikçi "e ile ne demek istiyor?" diye sormamışh. Temel bilimlerde önemli bilgiler, sayılar ve önceden tanımlanmış sembollerden oluşan bir paket halinde gelir. Ancak antropoloji, psikoloji, evrimsel teori gibi yoruma daha açık bilimlerde yanlış yorumlar ve yanlış anlamalara sıkça rastlanır. Aşk ve şehvet (sevgi ve arzu) kelimelerini ele alalım örneğin. Kırmızı şarapla rokfor peyniri birbirine ne kadar
benziyorsa, aşk ve şehvet de birbirine o kadar benzer. Buna karşın birbirlerini o kadar iyi tamamlarlar ki bu muhteşem
ikili hemen daima bir arada düşünülür.
Denklem(e=mc2), en basit ifadeyle, kütle ile enerji arasında bir eşdeğerlik olduğunu söyler. Onlar aynı şeyin iki formudur: Enerji serbest bırakılmış maddedir, maddeyse meydana çıkmayı bekleyen enerji.
Göreliliğin iyi bilinen sonuçlarından biri de, Einstein'ın ünlü denklemi E= mc2 (E enerji, m kütle ve c ışık hızı) olarak özetlenen, kütle ve enerjinin eşitliğidir, insanlar bu denklemi genellikle, örneğin bir parça maddenin saf elektromanyetik ışınıma çevrilmesiyle ne kadar enerji üretileceğini hesaplamak için kullanırlar.
Birkaç çay kaşığı dolusu madde, birkaç hidrojen bombasının enerjisine sahiptir. Doğrusunu isterseniz, ev büyüklüğünde bir madde parçası, dünyayı ortadan ikiye ayırmak için yeterli olabilir.