Adı:
Zamanın Daha Kısa Tarihi
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
129
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759919467
Orijinal adı:
A Briefer History Of Time
Çeviri:
Selma Öğünç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Evren hakkında gerçekten ne biliyorsunuz? Bunu nasıl biliyorsunuz? Evren nereden geliyor ve nereye gidiyor? Zamanın Kısa Tarihi'nin özünü oluşturan bu sorular, bu kitabın da odağında.
(...)

Ayrıca, yeni kuramsal ve gözlemsel sonuçları ekleyerek kitabı güncelleme fırsatı bulmuş olduk. Zamanın Daha Kısa Tarihi, fizik kuvvetlerini birleştiren eksiksiz bir kuramın bulunmasıyla ilgili son gelişmeleri de anlatıyor. Özellikle sicim kuramında meydana gelen gelişmeleri ve fizik kuramlarının birliğine işaret eden görünürde farklı kuramların benzerliklerini ya da "ikiliğini" anlatıyor.
(...)

Kırk yıl kadar önce Richard Feynman, "Hâlâ keşifler yapılan bir çağda yaşadığımız için şanslıyız. Tıpkı Amerika'nın keşfi gibi; bir kereden fazla keşfedilmez. Çağımız, doğanın temel yasalarının keşfedildiği çağdır" demişti. Bugün, evrenin doğasını anlamaya her zamankinden daha yakınız. Bu kitabı yazma amacımız, bu keşiflerin ve sonuçta ortaya konan yeni gerçeklik tablosunun heyecanını paylaşmaktadır."
(Arka Kapak)

Evrenin bilinmezlerini hangimiz merak etmeyiz ki?.. Yalnızca bilinmezlerini değil, hakkında bildiklerimiz bile hâlâ bir merak konusu değil midir?.. Evren nereden gelip nereye gidiyor? Onun hakkındaki bilgileri nereden ve nasıl elde ediyoruz? Ya da gerçekten neyi ne kadar biliyoruz? Bütün bu soruların yanıtını almak için çağımızın en önemli fizikçisi Stephen Hawking'den daha yetkili bir başvuru düşünülemez herhalde. Hawking, bu konuda yazdığı ilk kitabı Evrenin Kısa Tarihi yayımlandığında gördüğü büyük ilgi yanında bir o kadar da yeni bir talebi karşılamak zorunda kaldı. Stephen Hawking bu kez Zamanın Daha Kısa Tarihi'ni yazarak evrenle ilgili tüm kuramları yeniden ele aldı. Bilimsel olarak kanıtlar ile sonuçlar elbette yeni kitabında da aynı. Ama bu kitabın en önemli farkı, önemli kavramları daha rahat anlaşılacak biçimde açıklamış olması. Zamanın Daha Kısa Tarihi, çağdaş fiziğin en zor konularından söz eden ancak sıradan birine bile anlatmayı başarabilen bir kitap.
(Tanıtım Yazısından)
-Fizik? -Kullanmıyorum,teşekkürler.
-Astronomi? - Galileo Galilei… hayraneyyyy
Gelin, bu kitap tam bize göre. Bin türlü kurama boğmamış bir içerik, yalın, pirüpak bir anlatım… Hatta anlatmış, içi rahat etmemiş görseller eklemiş yetmemiş örnekler vermiş bunları yaparken minimum düzeyde terim kullanmış ve buna rağmen bir de en arkaya sözlük eklemiş daha ne olsun? Biz ‘fizik’sel engelliler(!) için dev hizmet. Okuyalım ki artık en azından ışık yılı denilince fonumuzda “nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım” çalmasın; okuyalım ki görelilikten anladığımız şey güzellik olmasın. Bu incelemeye rast gelmiş sayısal beyinler abarttığımı düşünebilirler ama diğerleri, siz beni anladınız. Biz de öğrenebiliriz ha gayret :)
Hər biri ayrı bölmə olmaqla astro-fizikayla bağlı çox möhtəşəm kitabdır.Xüsusən də kvant mexanikasını qavramaq üçün oxunmalı ən vacib kitabdır deyərdim.
  • Satranç
    8.7/10 (8.832 Oy)8.773 beğeni24.014 okunma1.605 alıntı111.435 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.171 Oy)8.472 beğeni27.166 okunma751 alıntı132.480 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.088 Oy)7.656 beğeni21.503 okunma750 alıntı83.936 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.736 Oy)6.046 beğeni15.904 okunma2.615 alıntı82.119 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.504 Oy)8.455 beğeni24.950 okunma2.256 alıntı107.692 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.599 Oy)18.132 beğeni41.098 okunma2.634 alıntı172.859 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.428 Oy)5.535 beğeni18.768 okunma766 alıntı95.991 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.310 Oy)12.862 beğeni32.905 okunma3.101 alıntı138.255 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.238 Oy)7.571 beğeni20.461 okunma3.657 alıntı122.210 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.018 Oy)6.710 beğeni19.432 okunma622 alıntı109.768 gösterim
Kitabımız gene oldukça faydalı ve uzun kitaptan sıkılanlar için tasarımı var. İçerik olarak da bizlere ; Evren hakkında ne biliyoruz, bu bilgilere nereden ulaşıyoruz, Evren nereden geldi, nereye gidiyor, Evren başlangıcı var mı, zamanın doğası nedir ve daha birçok soruya cevap bulabileceğimiz, bilimsel ancak biraz ağır bir kitap. Ağır derken, bu tarz eserleri sevmeyenler için biraz sıkıcı geçeceğini düşünüyorum. Onun dışında bir problem olabileceğini görmüyorum. Yaşayan insanlar içerisinde bu konuları yazabilecek en iyi adamların zirvesindeki birinden okuyoruz bu kitabı sonuçta.
Bu yazımızda özellikle Ptolemaios diye bir Yunan ismi geçiyor ve eminim ki –bende dahil- çoğumuz bu ismi yeni duymuşuzdur ama adamın Gökyüzü konulu söylediklerimi yüzyıllar öncesine göre düşününce Bilim ve Önemi başlığı altında ilk sıralarda mutlaka Yunan düşünürler olacaktır fikrindeyim.
Yine gerek fikirleri ölümünden 100 yıl sonra değerlenen Kopernik, gerek Galileo bu bilim sanatının öncüleri arasında kendilerine yer buldular ama nasıl buldular, neye göre buldular, yazarımız bunları çok güzel açıklıyor. Şöyle düşünelim ki 1609 yılında Galileo, Jüpiter gezegenini gözlemlemiş. Kaçımız 400 yıl sonra bile baktık ? Demek istediğim açık değil mi ? Bu insanlar çok kaliteli insanlar.
Bir de şu açıdan bakalım. Hareket eden Dünya mıdır yoksa Tren mi ? Evet. Aristoteles ve Newton karşılaşmasını net şekilde görebiliyoruz. Ama bu güzel ve dostça bir karşılaştırma.
Bir diğer bahsimiz ‘Görelilik’ ki bu lise hayatımda da başıma bela olan konulardan birisiydi. Kendimi anlama özürlü hissederdim. Gene de fazla kafa yormazsam böyle hissettiğim oluyor.  Görelilik kuramına göre, birbirleriyle ölçüşmeseler bile, her gözlemcinin ölçtüğü hız eşit biçimde doğrudur. Bu sözü okuduktan sonra sınavlarda bulduğum sonuçların doğru olduğunu oldukça tripli bir şekilde fizik hocamıza da iletmek istiyorum. 
Işıktan Dalgalanmaya, Evren kavramından Doppler Etkisi kuramına kadar her durumun incelendiği kitabımızı Fizik sevmeyen hatta ders olarak dahi anlamayan –ki bu da yarım ben manasına gelir- herkes rahatlıkla Bilim ışığı altında okuyabilir. Tabi ki akla bu durumda 2 soru geliyor. Evren sonunda genişlemeye son verip büzüşmeye başlayacak mı yoks sonsuza kadar genişlemeyi sürdürebilecek mi ? Bunların cevaplarını da kitabımız -bilindiği kadar- vermeye çalışmış.
İşlenen konularımızdan birisi de Niels Bohr ve Dalgalar. Tabi bu dalgaları görünce aklıma lisedeki Osilaskop -doğru yazmışımdır inş- ile yaptığımız Dalgalar aklıma geldi ki grafik ve resimlerde de gözüken şekiller oldukça benzerdi. Hele bir sonraki bölüm tamamen ilgi çekebilecek cinstendi. Hatta birçok kurgu filminde de bahsedilen bir durum. Solucan Delikleri ve –nihayet- Zaman Yolculuğu. En çok ilgimi uyandıran bölümlerden birisiydi.
Zamanın Kısa Tarihi kitabının biraz daha küçültülmüş bu eserde bize yine katkı yapacak bilgilerin mevcut olduğu gibi Einstein, Galileo ve Newton son bölümde vazgeçilmez olarak önceki kitabın aynısı olarak eklenmişler. Onun dışında verilen bilgiler oldukça değerli ve taze. Kronolojik olarak buldukça üstadın kitaplarını okumaya devam edeceğim. Kitapla kalmanız dileğimle..
Kısanın kısası olması başlangıç için çok uygun. Ufkum genişledi çok güzel bir kitaptı. Evren hakkında daha çok kitap okumak istiyorum. R.I.P :(( umarım siz de okursunuz
Hawking ve Mlodinow solucan delikleri, evrenin genişlemesi...vs yanında zamanda yolculuğa da yer vermiş. Geçmişe ve geleceğe gitmenin şu an bu şartlarda mümkün olmasa da gelecek yıllarda olabileceğini söylüyorlar. Geleceğe gitmek için ışık hızına ulaşmak yeterken, geçmişe gitmek için ışık hızını aşmak gerektiğine değiniyor ve ekliyor gidilen geçmiş alternatif bir geçmiş olur diye. Çünkü geçmiş değiştirilemez. (Bkn: Dede paradoksu) Geleceğe Dönüş filminde Marty McFly Jr.'ın annesiyle babasını ayrılmasına sebep olduğu geçmişin alternatif geçmiş olduğunu bunun bu konu da bir örnek olduğunu iddia ediyor. Eğer o film de Marty alternatif bir geçmişe gidiyorsa gelecekten kendini nasıl siliyor diye düşünmeden edemiyorum (sonuçta gittiği geçmiş bir alternatif kendi geleceğini oluşturan geçmiş değiştirilemez). Esas soru ise geleceğe gidebiliyorsak gördüğümüz gelecek önceden planlanmış ve biz bir fincan çay içip üstüne düşünürken şu an yaşanıyor. Bu durum da bizi özgür irade diye bir şeyin olmadığı gerçeğine götürüyor. Kısaca zamanda yolculuk mümkün ise özgür irade denen bir şey yok, eğer mümkün değilse gelecek henüz şekillenmediğindendir. Kafamda şu an her şeyi evirip çeviriyor bir mantığa oturtmaya çalışıyorum.
Okuması bazen sıkıyor olsa da anlaşılır ve akılda kalıcı, kitabın sonunda Einstein, Galile, Newton gibi adı geçen bazı bilim adamlarının hayatlarının belirli dönemlerinden bahsedilmiş. Özellikle Galile beni hayrete düşürdü. Okuduktan sonra beni düşünmeye sevk eden kitapları daha başka seviyorum. Düşünmekten keyif alıyorsanız iyi okumalar.
Evreni anlamanın muhteşem yolculuğu! Hawking, mümkün oldukça sade bir dille, evreni tanıma uğruna yapılan çalışmaları anlatıyor. Zevkle okuyacağınıza emin olabilirsiniz.
Fizikten haz etmeyen biri olarak,bir fizikçinin kitabını okumuş olmam doğrusu benim için fazlasıyla güzel bir ilk oldu ön yargımı yıkmayı başarıp kitaba başladıgım da kitabı algılayabildiğime şaşırdım,sonrasındaysa bundan büyük bir keyif aldım benim gibi ön yargısı olanlara öneririm.
Bilinen fizik kitaplarının aksine kitap, konu hakkında en ufak bilgisi dahi olmayan birinin anlayacağı bir dilde yazılmış. Bu da kitabın akıcı olmasını ve konu olarak da meraklandırıcı özelliğini artırıyor. Kitapta evrenin nasıl, neden oluştuğu, nereye evrildiği fizik alanında ne gibi çalışmalar yapıldığı gibi konular tarihsel örneklerden yola çıkarak basit ve resimli örneklerle anlatılmış. Evren, uzay, zaman, kara delikler vb konulara ilginiz varsa mutlaka okuyun..
Zamanın Kısa Tarihi kitabından sonra bu kitap, kütle çekimi kuvvetini yöneten yasalara özel bir önem veriyor. Kütle çekimi kuvveti, dört kuvvet kategorisi içinde en zayıfı olsa da, evrenin büyük ölçekli yapısını biçimlendiriyor. Genel görelilik kuramına göre geçmişte, zamanın gerçekten başladığı, büyük patlama denilen sonsuz yoğunluk durumunun olması gerekmektedir. Aynı şekilde, eğer bütün evren çökerse, gelecekte, zamanın sona erdiği, büyük çöküş diyebileceğimiz bir başka sonsuz yoğunluk durumunun da olması zorunlu. Bütün evren çökmese bile, kara delikleri oluşturmak üzere çöken herhangi bir bölgede tekillikler ortaya çıkacaktır. Bu tekillikler, kara deliğe düşen biri için zamanın sonu olacaktır gibi çıkarımlar yaptım :) okumanızı tavsiye ederim.
Kitabın başında konular nedendir bilmiyorum Bilal'e anlatır gibi anlatılmış. Mesela cümlede elips kelimesi geçiyor parantez içinde (yuvarlağın uzatılmış hali) yazıyor veya dalga boyu diyor parantez içinde (bir tepe ve bir çukurdan oluşur) yazmışlar. Bu kitabı okuyan arkadaş zaten bunlardan bihaberse ne diye okuyor? Sonlarına doğru da anlatım oldukça ağırlaşıyor bazı yerleri anlamadan geçtim. Yine de anlattığı şeyler kısa ve öz olduğu için okunmaya değer, birçok şey öğreniyorsunuz
Müthiş bir kitap. Okuduktan sonra bu evrende sadece mavi soluk bir noktanın içinde yer eden bir hücreden farksız olduğumuzu daha iyi anladım. Kitabın yazarından ve anlattığı şeylerden gözü korkanlar için rahatlıkla söyleyebilirim ki, kitap hiç ama hiç sıkıcı değil.

büyük adamdı.
Dünyanın temelinde yatan düzeni anlamayı çok istiyoruz. Bugün bile neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeye can atıyoruz. İnsanlığın bilgi için duyduğu bu en derindeki arzu, sürekli arayışımız için yeterli gerekçeyi sağlıyor. Amacımız, içinde yaşadığımız evreni eksiksiz tanımlamaktan başka bir şey değil.
Bilimin matematiksel modeller oluşturan alışılmış yaklaşımı, neden bir modelin açıklaması gereken bir evren olduğu sorusunu yanıtlayamaz. Evren niçin var olmanın bütün sıkıntılarını yaşıyor?
Heisenberg'in belirsizlik ilkesi Dünya'nın temel ve kaçınılmaz bir özelliğidir ve Dünya'ya bakış açımızı derinden etkilemiştir. Aradan 70 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen, pek çok filozof bu etkileri kavrayamamıştır ve hala pek çok tartışmanın konusudur. Belirsizlik ilkesi, Laplace'ın bir bilim kuramı olan tümüyle belirlenimci evren modeli düşü'nün sona erdiğinin işaretidir. Eğer evrenin şu andaki konumunu dahi kesin ölçemiyorsak, gelecekteki olayları da kesin olarak tahmin edemeyiz!
Merkür'de bir gün, gezegen yılının üçte ikisi kadar sürer; yüzey ısısı güneş varken 400°C'nin üzerindedir ve gece neredeyse -200°C'ye düşer.
Görelilik kuramına göre hiçbir şey ışık kadar hızlı yol alamaz. Yani, ışık kurtulamıyorsa, hiçbir şey kurtulamaz; her şey kütleçekimi alanı tarafından geriye doğru sürüklenir.
Nisbilik nəzəriyyəsi mütləq zaman anlayışının sonu deməkdir! Mütləq zaman əvəzinə,hər müşahidəçi özü ilə gəzdirdiyi saatla qeydə aldığı öz zaman ölçüsü olmalıdır,müxtəlif müşahidəçilər eyni saatlardan istifadə etsələr də,fərqli zaman intervalları ölçəcəklər.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zamanın Daha Kısa Tarihi
Baskı tarihi:
Eylül 2008
Sayfa sayısı:
129
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759919467
Orijinal adı:
A Briefer History Of Time
Çeviri:
Selma Öğünç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
"Evren hakkında gerçekten ne biliyorsunuz? Bunu nasıl biliyorsunuz? Evren nereden geliyor ve nereye gidiyor? Zamanın Kısa Tarihi'nin özünü oluşturan bu sorular, bu kitabın da odağında.
(...)

Ayrıca, yeni kuramsal ve gözlemsel sonuçları ekleyerek kitabı güncelleme fırsatı bulmuş olduk. Zamanın Daha Kısa Tarihi, fizik kuvvetlerini birleştiren eksiksiz bir kuramın bulunmasıyla ilgili son gelişmeleri de anlatıyor. Özellikle sicim kuramında meydana gelen gelişmeleri ve fizik kuramlarının birliğine işaret eden görünürde farklı kuramların benzerliklerini ya da "ikiliğini" anlatıyor.
(...)

Kırk yıl kadar önce Richard Feynman, "Hâlâ keşifler yapılan bir çağda yaşadığımız için şanslıyız. Tıpkı Amerika'nın keşfi gibi; bir kereden fazla keşfedilmez. Çağımız, doğanın temel yasalarının keşfedildiği çağdır" demişti. Bugün, evrenin doğasını anlamaya her zamankinden daha yakınız. Bu kitabı yazma amacımız, bu keşiflerin ve sonuçta ortaya konan yeni gerçeklik tablosunun heyecanını paylaşmaktadır."
(Arka Kapak)

Evrenin bilinmezlerini hangimiz merak etmeyiz ki?.. Yalnızca bilinmezlerini değil, hakkında bildiklerimiz bile hâlâ bir merak konusu değil midir?.. Evren nereden gelip nereye gidiyor? Onun hakkındaki bilgileri nereden ve nasıl elde ediyoruz? Ya da gerçekten neyi ne kadar biliyoruz? Bütün bu soruların yanıtını almak için çağımızın en önemli fizikçisi Stephen Hawking'den daha yetkili bir başvuru düşünülemez herhalde. Hawking, bu konuda yazdığı ilk kitabı Evrenin Kısa Tarihi yayımlandığında gördüğü büyük ilgi yanında bir o kadar da yeni bir talebi karşılamak zorunda kaldı. Stephen Hawking bu kez Zamanın Daha Kısa Tarihi'ni yazarak evrenle ilgili tüm kuramları yeniden ele aldı. Bilimsel olarak kanıtlar ile sonuçlar elbette yeni kitabında da aynı. Ama bu kitabın en önemli farkı, önemli kavramları daha rahat anlaşılacak biçimde açıklamış olması. Zamanın Daha Kısa Tarihi, çağdaş fiziğin en zor konularından söz eden ancak sıradan birine bile anlatmayı başarabilen bir kitap.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 115 okur

  • büşra okur
  • İlker Türker
  • Aybike Tuna
  • Ferda Çalışır
  • Barış
  • Sinan Kurt
  • Erman Doğan
  • Recep Berkay Peker
  • Mert
  • Davut Ahıskalı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%8.3
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36
Erkek
%64

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42 (21)
9
%16 (8)
8
%28 (14)
7
%8 (4)
6
%2 (1)
5
%0
4
%4 (2)
3
%0
2
%0
1
%0