...
Onların (kolektifleşmiş zihinlerin) tüm "istenen" amaçlarının altında yatan cevaplanmamış ve cevaplanamayacak olan soru şudur: Kim için? İstekler ve amaçlar faydalananların bulunmasını gerektirir. Bilim istenir mi? Kim için? Ahır gibi olan yaşam alanları üzerinde dolanan bir uzay kapsülünden genç bir adam kendilerine el sallarken, salgınlar, pislik, açlık, terör ve idam mangaları yüzünden ölen Sovyet köylüleri için değil. Oğlunu üniversiteye göndermek için kendini çalışarak harap eden ve bu sebeple kalp yetmezliğinden ölen Amerikalı baba için değil;
...
kendilerinden kesilen vergiler, bilimi destekleme ve kamusal araştırma projelerine giden insanların hiçbiri için değil.
...
Yeni bilginin keşfedilmesi insanlar için, eğer insanlar zaten var olan bilgilerden faydalanmada ve onları kullanmada özgür iseler, bir değer ifade eder. Yeni keşifler, tüm insanlar için potansiyel bir değerdir, fakat insanların tüm asli değerlerini feda etme pahasına değil. Hiç kimseye bir fayda sağlamayan, sonsuzluğa uzanan bir "ilerleme", büyük bir saçmalıktır. Bir çift ayakkabı alamayacak durumdaki insanların emekleri zorla ellerinden alınarak yapıldığında, uzayın fethedilmesi de böyledir.
İlerleme, ancak, insanların üretim fazlasından, yani becerileri kendi kişisel tüketiminden fazlasını üreten, entelektüel ve mali olarak yeni bir şey peşinde koşabilecek durumda olan insanların çalışmasından gelir. Bu gibi insanların faaliyet göstermekte özgür olduğu ve ilerlemenin zorla kamulaştırma ile değil fakat genel refah seviyesindeki, tüketimdeki ve hayattan zevk almadaki bir artışla birlikte gerçekleştiği tek sistem kapitalizmdir.
Ancak kolektifleşmiş bir beynin içindeki durağan zihniyet, insanların hayatlarını birbiri yerine koyabilir ve ancak böyle bir beyin, yaşayan insan