Enes

Enes
@eGun
Pek çok kişi herhangi bir bağlam olmadan, her türlü araç kavramını gizleyen bir sis içinde, boşlukta asılı duran arzulara sahiptir. Kendilerini zihinsel olarak sadece "İstiyorum" demeye yetecek kadar harekete geçirirler ve orada dururlar ve işin geri kalan kısmı bilinmeyen bir güç tarafından yapılacakmış gibi beklerler.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sosyalizmle herhangi bir tarihsel veya tarih öncesi tiranlığın prensipleri ve pratik sonuçları arasında hiçbir fark yoktur. Sosyalizm sadece demokratik mutlak monarşidir, yani sabit bir yöneticinin olmadığı, herhangi bir gelenin, herhangi bir insafsız yükselme hırslısı fırsatçının, lafebesinin veya zorbanın güce el koyma ihtimaline açık olan bir mutlakıyet sistemidir. Sosyalizmi düşündüğünüzde, kendinizi onun niteliği konusunda kandırmayın. "İnsan haklarına" karşı "mülkiyet hakları" diye bir ikircikliğin olmadığını hatırlayın. Mülkiyet hakları olmadan hiçbir insan hakkı olamaz. Maddi şeyler bireysel insanların aklı ve emeğiyle üretildiğinden ve bunlar, insanların hayatlarını idâme ettirmeleri için zaruri olduklarından, üretici, emeğinin ürününe sahip olamadığı takdirde kendi hayatına da sahip olamayacaktır. MÜLKİYET HAKLARINI REDDETMEK, İNSANI DEVLETİN SAHİP OLDUĞU BİR MÜLKİYETE DÖNÜŞTÜRMEK ANLAMINA GELİR. Başkaları tarafından üretilmiş bir serveti "yeniden dağıtma" "hakkı" iddiasında bulunan birisi, aynı zamanda insanoğlunu bir mal olarak görme "hakkı" iddiasında da bulunuyordur. Sosyalizmin sebep olduğu küresel çöküşü, kan denizini ve milyonlarca kurbanı düşündüğünüzde, bunların "ne insanoğlunun çıkarı" ve ne de herhangi bir "soylu ideal" için değil, fakat ödlek bir hayvanın kirli kendini beğenmişliği için veya bir hak edilmemiş "büyüklük" için can atan bir kendini beğenmiş sıradan kişiye kurban edildiğini ve sosyalizmin anıtının ceset yığınları üzerine dikilmiş olan bir kamusal fabrikalar, kamusal tiyatrolar piramidi olduğunu hatırlayın. Yönetici figürü en üste durarak göğsünü dövüyor ve üzerindeki yıldızsız boşluğa "itibar" diye haykırıyor.
Sayfa 137 - Plato Film Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Aralık 2006·Kitabı okudu
Felsefe
... Onların (kolektifleşmiş zihinlerin) tüm "istenen" amaçlarının altında yatan cevaplanmamış ve cevaplanamayacak olan soru şudur: Kim için? İstekler ve amaçlar faydalananların bulunmasını gerektirir. Bilim istenir mi? Kim için? Ahır gibi olan yaşam alanları üzerinde dolanan bir uzay kapsülünden genç bir adam kendilerine el sallarken, salgınlar, pislik, açlık, terör ve idam mangaları yüzünden ölen Sovyet köylüleri için değil. Oğlunu üniversiteye göndermek için kendini çalışarak harap eden ve bu sebeple kalp yetmezliğinden ölen Amerikalı baba için değil; ... kendilerinden kesilen vergiler, bilimi destekleme ve kamusal araştırma projelerine giden insanların hiçbiri için değil. ... Yeni bilginin keşfedilmesi insanlar için, eğer insanlar zaten var olan bilgilerden faydalanmada ve onları kullanmada özgür iseler, bir değer ifade eder. Yeni keşifler, tüm insanlar için potansiyel bir değerdir, fakat insanların tüm asli değerlerini feda etme pahasına değil. Hiç kimseye bir fayda sağlamayan, sonsuzluğa uzanan bir "ilerleme", büyük bir saçmalıktır. Bir çift ayakkabı alamayacak durumdaki insanların emekleri zorla ellerinden alınarak yapıldığında, uzayın fethedilmesi de böyledir. İlerleme, ancak, insanların üretim fazlasından, yani becerileri kendi kişisel tüketiminden fazlasını üreten, entelektüel ve mali olarak yeni bir şey peşinde koşabilecek durumda olan insanların çalışmasından gelir. Bu gibi insanların faaliyet göstermekte özgür olduğu ve ilerlemenin zorla kamulaştırma ile değil fakat genel refah seviyesindeki, tüketimdeki ve hayattan zevk almadaki bir artışla birlikte gerçekleştiği tek sistem kapitalizmdir. Ancak kolektifleşmiş bir beynin içindeki durağan zihniyet, insanların hayatlarını birbiri yerine koyabilir ve ancak böyle bir beyin, yaşayan insan
Sayfa 125 - Plato Film Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Aralık 2006·Kitabı okudu
Felsefe
İnsanın ihtiyaç duyduğu her şey kendi aklı tarafından keşfedilmek ve kendi emeği ile üretilmek zorunda olduğundan, akılcı bir varlık için uygun olan hayatta kalma metodunun iki temel şartı, düşünme ve üretken çalışmadır. Eğer bazı insanlar düşünmeyi tercih etmezse, fakat eğitilmiş hayvanlar gibi başkalarından öğrendikleri ses ve hareketleri tekrarlayarak, asla kendi işlerini anlamak için bir çaba göstermeden hayatta kalırlarsa, onların hayatta kalması, onların tekrarladığı hareketleri düşünmeyi ve keşfetmeyi tercih edenler tarafından mümkün kılınmaktadır. Bu gibi parazitlerin hayatta kalması tamamen tesadüflere bağlıdır; onların odaklanmamış beyinleri kimi taklit edeceklerini, kimin hareketlerini takip etmenin güvenli olacağını bilemez. Bunlar, kendilerinin terk ettikleri sorumluluğu (bilinçli olma sorumluluğunu) üzerine almayı vaat eden herhangi bir yok edicinin arkasından uçuruma doğru yürüyen insanlardır.
Sayfa 28 - Plato Film Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Aralık 2006·Kitabı okudu
Felsefe