Gittin!
Her yer zifiri artık.
Haykırışlar kör, diller sağır.
Sonbahar hüznünün dizlerinde,
Sesinin büyüsü ile uyuyorum her gece.
…
Gittin!
Ağlıyor şehir bu gece.
Söyle, hissediyor musun sen de?
Sen hâlâ bende.
Ben hâlâ sende…
Keşke maddenin ardındaki manayı görebilseydi herkes/Görünenin ardındaki hikmeti bilebilseydi/Maddenin sadece bir aracı olduğunu/Asıl ulaşılması gerekene bir köprü olduğunu bilebilseydi…
Yazma tutkusu...Bütün iradenizi teslim alan bir yaratma arzusu.Dünyayı ‘üç nokta beş harfe’ indirmiş bir yakıcı yüceltme.Yunus Emre’nin, sevdiğimi söylemezsem/sevmek derdi beni boğar dediği türden bir boğuntu.Yıkıcı bir huzursuzluk.Sonra iç içe geçmiş halkalar gibi birbiri içinden yürüyüp giden büyülü bir yol.Öyle bir yol ki bitti dediğin yerde yeniden başlayan bir sonsuz varoluş...
Satırları arasında çırpınıp döndüğüm, kelamın gücüyle ruhumun sancısını dindiren denemeler…Bireysel ve toplumsal konulara değinilen eserde, yazmakla ve şiirle ilgili metinler nice tohumlar serpti yüreğime, kalemime.Ayrıca Türk ve dünya edebiyatında, zamanının ötesini kucaklamış birçok şairin dizeleri renklendirdi günümü ve gecemi bir gökkuşağı misali