Yetmiş beş ışık yılı gibi uzaklıklar, astronomi alanında çok küçüktür. Güneş'ten Samanyolu'nun merkezine olan mesafe 30.000 ışık yılıdır. Bizim galaksimizden M31 adını alan ve yine Andromeda takım yıldızında bulunan en yakın sarmal galaksi 2.000.000 ışık yılı uzaklıktadır. Bugün gördüğümüz M31'den gelen ışık o zamanlar hareket ettiğinde, yeryüzünde insan türü henüz yoktu. Atalarımız bugün kazandıkları şekle yeni yeni dönüşüyorlardı.
(Alıntılayanın notu: ya da tam tersini düşünürsek M31 galaksisinde yaşayan muhtemel akıllı yaratıklar yüksek teknolojileri sayesinde bir şekilde dünyaya bakıyor olsalardı bizi değil ilk insan formlarını göreceklerdi. Burada bir akıllı yaşam formu olduğunu anlamaları için ise 2 milyon yıl daha geçmesi gerekecekti. Ve muhtemelen onlar bizden ve teknolojimizden haberdar olduğunda çoktan kendimizi yok etmiş olacaktık!)
Gezegenleri birbirinden ayıran mesafe -yeryüzünden Venüs'e olan uzaklık 40 milyon kilometre, Plüton'a ise 6 milyar kilometre- Güneş'in Peloponez kadar büyük olabileceği fikri karşısında çileden çıkan Yunanlıların ağzını açık bırakırdı.
Aristarkhos ve Kopernik'e karşı gösterilen direniş, Güneş'in yerküre çevresinde döndüğü görüşü günlük yaşamımızda halen de sürmektedir. Hâlâ Güneş'in "doğduğundan" Güneş'in "battığından" söz ederiz. Aristarkhos'un helyosantrizm fikrini ortaya attığından bu yana 2200 yıl geçti ve kullandığımız dil hâlâ yerküremizin dönmediği yolundadır.