Nötron Yıldızı

Nötron Yıldızı
∆ çünkü karanlığı, yalnızca bilimle fethedebiliriz! 𝒩 A lonely soul
Öğrenci
yeditepe bilgisayar
soluk mavi bir nokta
17 Mayıs 2003
63 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
1988 yılında başlayan Lenski deneyinin efsane meyvesi
Öte yandan Lenski, aradığını sonunda, 2008 yılında buldu. İnceledikleri kaplarda çok daha ciddi, önemli ve heyecan verici bir adaptasyon keşfettiler. Bu adaptasyon, 12 popülasyondan sadece 1’inde meydana gelmişti: E. coli bakterileri, daha önce hiç sahip olmadıkları bir özellik kazanmışlardı: sitrat moleküllerini hücre içerisine alıp sindirerek enerji üretmeyi başaracak şekilde evrimleşmişlerdi! Bunun ne demek olduğunu anlayamayanlara izah edelim: Vahşi doğada bulunan E. coli bakterileri sitrat molekülünü bırakın sindirmek, hücre içerisine bile alamamaktadır, çünkü molekül çok büyüktür. Hatta bu durum, E. coli’nin hastalık yapıcı bir bakteri olan Salmonella’dan ayırt edilebilmesi için kullanılmaktadır. Ancak 33.127’nci nesil civarında bir yerde, 12 popülasyondan birinde inanılmaz ve hiç görülmedik bir sayı artışı tespit edilmiştir. Araştırmacılar, bunun sebebini incelediklerinde, minimal büyüme ortamı dahilinde bulunan sitrat moleküllerinin, o popülasyona ait bakteriler tarafından sindirilebilmeye başladığını keşfetmişlerdir. Bu da, diğer popülasyonlara göre bakterilerin hayatta kalma şansını arttırmaktadır, çünkü daha fazla besin demektir; diğer kolonilerin aksine hem glikozu hem sitratı besin olarak kullanabilmeye başlamışlardır. Bu, var olmayan ve hatta daha önce doğadaki E. coli bakterilerinde de hiç görülmemiş bir özelliğin evrimleşmesi demektir! Lenski, hemen elinde bulundurduğu kriyonik fosillere bakarak, hangi noktada bu özelliği kazandıracak mutasyonların elde edildiğini bulmaya çalışmıştır. Bu araştırması sonucunda, 31.000 ile 31.500’üncü nesiller arasında bir mutasyon meydana geldiğini ve bu mutasyon sayesinde sitratın sindirilebilmeye başlandığını keşfetmiştir. Ayrıca, sitratı sindirebilen E. coli bakterilerinin dışarıdan gelmediğinden emin olmak için pek
Bilim
Reklam
Evlilik nişanlılık gibi şeyler tamamen bir sosyal kontrattır. iki insan birbirine bağlandıysa adı ne olursa olsun onlar birliktedir. Evlilik nişanlılık gibi durumlar bunu ilan etmeyle, aa şş bu kadın bu adam benim, diyerek alan çizmeyle ilgilidir. Ama birlikteliğin bunla bir ilgisi yoktur. Bazen kontrat birlikteliğin önüne geçtiği için birlikteliği öldürebilir. Siz, biz, hepimiz öncekile aramızdaki bağa ve ortak hikayeye dikkat edelim. İki insan arasında ortak bir hikaye varsa, ortak bir yaşam ve emek varsa hiçbir kontratın sağlayamayacağı bir bağlılık oluşur. Aynı yöne bakan insanlar aynı yeri görürler aynı yere adım atarlar. Dolayısıyla onları ayıracak şey de bakış farklılıklarıdır. /Sinan Canan
İlişkiler
İnsan olmadan önce "..." Değil. Önce insan, sonra o "..."
Ben hep söylerim dini tartışmalarda: insanlara insan olmadan önce İslam, insan olmadan önce hristiyan, insan olmadan önce yahudi olmalarını söylediğimiz için şu an günümüzdeki sorunlar yaşanıyor. İnsana dair problemleri tatmadan evvel çözümlerle donatırsanız bir insanı o çözümleri ne yapacağını bilmez gider başkasının gözüne sokar! /Sinan Canan
1000Kitap
Bana çevrenin nasıl değişeceğini söyleyin, ben de size neye evrileceğinizi...
Doğal Seçilim’de anlaşılması gereken en önemli nokta ve bu kitapta göreceğimiz on üçüncü değişim noktası şudur: Fiziksel ve genetik yapılarıyla bir bütün olarak organizmalar (canlılar), çevrelerinden bağımsız olarak düşünülemezler! Evrimsel Biyoloji’nin en önemli kollarından biri olan ekolojik analizler bize göstermektedir ki, canlılar mutlaka çevreleriyle sıkı bir ilişki içerisindedirler. Hatta evrimsel geçmişi inceleyen bir insanın göreceği, türlerin her birinin temel amacının çevrelerine ayak uydurmak olduğu hissine kapılacaktır. Bu, sınırlı olmakla birlikte, oldukça doğru bir çıkarımdır. Canlıları değişmeye iten güç, çevredeki değişimdir.
Bilim
Doğal seçilim'in ihtişamı üzerine
Doğal Seçilim, o kadar kapsamlı, o kadar güçlü bir doğa yasasıdır ki, onu istisnasız olarak her canlının çeşitli yapı, organ ve sistemlerinde, çeşitli derecelerde görebiliriz. Örneğin farklı genetik yapılara sahip aynı bakteri türünün, zorlu koşullarda besin elde edebilmeye yönelik evrim geçirmesinin nedeni, Doğal Seçilim’dir. İşlevini yitirmiş bir organın, farklı bir yapıda kullanılarak bulunulan ortama uyum sağlanmasını mümkün kılan doğa yasası, Doğal Seçilim’dir. Örneğin penguenlerin kanatları, bir kuş türü olmalarına rağmen körelmiştir ve uçmalarına yarayamaz; ancak Doğal Seçilim sebebiyle evrimsel süreç içerisinde bu kanatlar tamamen yok olmamış, farklı özellikler edinerek bulundukları yeni ortama adapte olmalarını sağlamıştır. Günümüzde, kanatlarla birebir anatomik benzerliğe sahip bir organlar, yüzgeç olarak kullanılmaktadır. Yine benzer şekilde, yaşam koşullarının çok zor olduğu çöllerde, bitkilerin en az düzeyde su kaybederek varlıklarını sürdürmelerini sağlayan birçok adaptasyonu, Doğal Seçilim mümkün kılmıştır. Bu örnekleri milyonlarca sayıda arttırmak mümkündür. Dolayısıyla Doğal Seçilim’i sadece vahşi bir av-avcı ilişkisinden ibaret olarak görmek hata olacaktır.
Bilim
Reklam