"Öz çekim çağında hepimiz olduğumuzdan daha güçlü, güzel, neşeli veya ahlaklı görünmeye çalışır; hayatında her şeyi yolunda giden mutlu bir persona, kurgusal bir ‘ben’ yaratırız."
‘Hayır, yalan söylemiyorlar,’ diyordum. ‘İkisinde de samimi idiler. Yeniliği kendilerine ucu dokunmamak şartıyla seviyorlardı. Hâlâ da o şartla severler. Fakat hayatlarında emniyetli ve sağlam olmayı tercih ediyorlar.’
Hayatım zannedildiğinden çok kolaydı. Hiç şikâyete hakkım yoktu. Küçük bir baldır tazyiki, bir dizgin çekişi, kırbacın ucu ile ufak bir işaret, beni gideceğim yola koyuyordu.